Çini Nasıl Yapılır? | Reyhan Çini

Etiket Arşivi: Çini Nasıl Yapılır?

İznik Çinisi

Çini sanatı, kökleri Selçuklular’a kadar uzanan el sanatlarından bir tanesidir. İznik çinisi toprağın çeşitli tekniklerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkan süs eşyalarıdır.

İznik Çinisi, 1500’lü yıllarda kadar gidebiliyor. Çinliler porseleni 1300 derecede ortaya çıkar. Osmanlı zamanında o kadar yüksek sıcaklıklara ulaşılamaması nedeniyle İznik’in beyaz kili, cam ve yüksek silisyumdan kullanılarak harç elde ediliyor. Bu karışım sayesinde porselen 900 derecede pişebilen hale geliyor. İznik çiniciliğinin de adımları bu şekilde atılıyor.

Osmanlı’da İznik Çinisinin Altın Çağı

Yavuz Sultan Selim döneminde çini ustaları İznik’e yerleştirilir. Böylece İznik çiniciliğinin serüveni başlamış olur. Çini ustaları Osmanlı’ya has desenler üretiyor ve bu desenleri şablon halinde İznik’e yolluyor. Çini kaplama işlemlerinde İznik’teki Kadı Efendi bölgede yer alan atölyelere görevi veriyor. Böylece siparişler kısa sürede tamamlanıyordu. Usta çırak ilişkisine dayanan çinicilik mesleğinde Ahi Teşkilatı’nın payı son derece büyüktür. Ahilik döneminde çinilerin kalite kontrolü etkin bir şekilde sağlanıyordu. İznik’te üretilen çinilerinin örnekleri pek çok tarihi yapı içerisinde kendisine yer buluyor.

17. yüzyılda çinicilik mesleğinde duraklama dönemine giriliyor. Saraydan sipariş gelmemesi ve yeterli hammadde eksikliği bu problemi daha da tetikliyor. Çinilerin bu dönemden sonra kalitesi de düşüyor. Çini sanatı, geçmişi altın çağlarını Osmanlı ile yaşayan el sanatlarından bir tanesidir. Mimari yapılarda duvar kaplaması ve dekor malzemesi olarak kullanılan çiniler günümüzde de ilgiyle takip ediliyor.

Çini Nasıl Yapılır?

İznik Çinisi Nasıl Yapılır? Toprak, kaolen, kum ve tebeşir gibi malzemelerle bir araya getirilerek hamur haline gelir. Daha sonra hamura şekil verilir ve kurumaya bırakılır. Kuruyan hamura astarlama işlemi yapılır. Böylece hamur beyaz bir görünüme sahip olur. Bu parçalar fırına atılır ve pişirilir.

Pişirilen çiniye, siyah renkten oluşan boyayla ustanın hayal dünyasına ve zevkine uygun olan renkler eklenir. Boyanan nesne sırla kaplandıktan sonra pişirilmeye bırakılır. Sırlama işlemini uygulamadan önce mat olan bu renkler fırınlamadan sonra canlı ve parlak duruma gelir. Daha sonra obje yavaş yavaş soğutularak, kırılmasının önüne geçilir. Çinicilik son derece zor ve meşakkatli işlerden bir tanesidir.

Çini’de Perdah Tekniği

Çini yapımı Anadolu Uygarlıklarından başlayarak tüm dünyaya yayılmış bir sanattır.

Çinicilik ile uzun yıllar dekoratif alanlarda sayısız eserler yapılmıştır. Çini yapımı tarihi çok eskiye dayanması nedeniyle günümüze kadar çini sanatında farklı teknikler geliştirilmiştir. Çinicilik her dönem kendisini geliştirerek günümüze kadar gelmiştir.

 

Çini yapımı ve Perdah Tekniği

Çini sanatının diğer boyama türlerinden çok daha üstün olmasının temel nedeni, bu sanat yapılırken kullanılan tekniklerdir. Çini yapımı sırasında uygulanan perdah tekniği de bunlardan birisi olup, son derece olumlu sonuçlar alınmasında etkilidir. Bir sır üstü tekniği olan perdah, aynı zamanda lüster ismiyle de bilinir. Selçuklular ve daha öncesinde kullanılmaya başlanan bu teknik, Osmanlılar zamanında çok daha profesyonel olarak yapılmaya başlanmış ve buna bağlı olarak ortaya çok daha özel ürünler çıkmıştır.

Bilindiği gibi çini porselen üzerine yapılan bir sanattır. Porselenler ise pişmiş çamurdan elde edilir. Perdah, bu çamurun oluşturulması sürecinde kullanılan bir tekniktir. Bundan dolayı porselenin içine kadar işlediği ve sıradan boyama işlemlerinden çok daha güzel bir şekilde göründüğünü söylemek kesinlikle yanlış olmayacaktır.

 

Seramik yapımında kullanılacak çamur özenli bir şekilde hazırlandıktan sonra fırınlanır ve pişmesi sağlanır. Bu aşamadan sonra ise çini perdah tekniği uygulanır. Bu teknik, porselenin istenilen renkte ya da saydam olan sır ile sırlanıp fırınlandıktan sonra özel süslemelerin yapılması işlemidir. Bu işlemde altın yaldızlı süslemeler veya gümüş rengi kullanılır. El ile yapılan özel çalışmalar sonrasında bir kez daha fırınlama işlemi yapılır. Bu aşamada ise seramikler tam olarak pişirilmez ve daha az hararetli bir fırına konulur. Dumanlı olan bu fırında seramikler bir süre kaldıktan sonra işlem tamamlanmış olur. Böylece özel olarak yapılan süslemeler, metalik bir görüntüye bürünür ve bu da ürünün genel görünümünü fazlasıyla etkiler. Madeni parlaklık kazandırılan ürünler, farklı alanlarda kullanılır ve kullanılan alanın havasını baştan aşağıya değiştirir. Bu sebeple çini yapımı günümüzde de yoğun ilgi görmektedir

Çini perdah tekniğinin çini yapımı kadar eski bir tarihi vardır. Günümüzde halen etkin bir şekilde kullanılır. Bu tekniğin en önemli özelliği kalıcı olması ve uygulandığı ürüne madeni bir görünüm kazandırmasıdır. Söz konusu durum ise çini yapılan ürünü fazlasıyla etkiler. Günümüzde bu tür ürünler, farklı mimari yapıların süslenmesi için kullanıldığı gibi ev veya işyerlerindeki ürünler üzerinde de kullanılabilir. Sitemizde yer alan bazı ürünlerde perdah tekniği kullanılmış olup, bunlardan istediklerinizi sitemiz üzerinden sipariş ederek, istediğiniz alanlarda kullanabilirsiniz.

Ebruli Çini Nasıl Yapılır?

Geçmiş tarihimizin bize yadigâr en önemli şeyi nedir diye bir sorsak mesela, çoğu kişinin “sanat” diyeceğinden eminiz. Elbette atalarımızın başarıları, bize emanet ettiği bu toprakları, değerlerimizi yadsımıyoruz. Bu soruyu soyut anlamda sorduğumuzda, gelecek cevaplarının çoğunun sanat olacağı şüphesiz. Çünkü geçmişten günümüze birçok muhteşem sanat dalı, hala icra edilmektedir. Bunlardan biri de Ebru Sanatıdır. Ebru; kendi içinde birçok bölüme ayrılır. Battal ebru, Gelgit ebru, Bülbülyuvası ebru, taraklı ebru, Çiçek ebru, Şal ebrusu, Hatip ebrusu, Çift baskılı ebrular, Hafif ebru, Kumlu Kılçıklı ebru adında eşitli kolları vardır.

Ebru sanatının ilk kez ne zaman ve nerede ortaya çıktığı hala bilinmemektedir. Bu konudaki kaynaklar yetersiz kalmaktadır. Kaynağı belirsiz olsa bile, eski tarihlerden beri sıkça kullanılan bir görsel sanattır ebru.  Renklerin su ile dansı diyebiliriz kısaca ebru sanatı için. Teknik olarak tanımı ise şöyledir; kitreyle yoğunlaştırılmış su üzerine tezyini kâğıt ile resim yapma sanatıdır. Bir diğer yadigâr el sanatımız ise Çini sanatıdır. Çini, toprağın pişirildikten sonra şekil verilip kap-kacak, tabak, vazo, sürahi vb. eşyalar üretilmesine dayalı bir el sanatıdır. Ebru ve çini sanatları, günümüzde hala aktif olarak kullanılmakta ve hemen hemen tüm il belediyelerinin açmış olduğu halk merkezlerinde, bu sanatların ücretsiz eğitimleri verilmektedir.

Son yıllarda çok ilginç bir akım başladı. Yeni nesil Türk sanatçılarımız Çini sanatı ve ebru sanatını birleştirerek, ortaya ebruli çini adı altında yeni bir görsel sanat çıkardı. Kulağa çok ilginç gelen bu yeni sanat akımı, uluslararası platformlara taşındı ve inanılmaz ilgi gördü. Gelin, ebruli çini nasıl yapılır, ona kısaca değilenelim. Genelde kâğıt veya bez üzerine uygulanan ebru sanatının, çini pano ve vazolar üzerinde uygulanmasıdır. Bu yeni sanat yorumunu, eserlerinde uygulamaya başlayan sanatçılara, özellikle yurtdışından inanılmaz bir ilgi gösterilmekte ve bu eserleri kapış kapış satılmaktadır. Türk tarihinin bu 2 önemli sanat dalını, aynı çatı altında buluşturmak, gerçekten büyük bir yaratıcılık örneğidir. Ve görünen o ki, ebruli çini sanatı gelecek dönemde, daha da yaygınlaşacaktır.

 

Katmanlı Çini Nasıl Yapılır?

Türk kültürünün en önemli sanatsal parçalarından olan çini süsleme sanatı, farklı birçok tekniklerle yapılması ile birlikte kendi arasında çeşitlilik göstermektedir. Bu çeşitliliğin en güzel yanı ise, bu sanatsal değere ayrı bir zenginliğin katılmasıdır. Katmanlı çini sanatı da bunlardan birisi olup, bu yazımızda bu sanat nasıl yapılır? Sorusuna cevaplar vereceğiz.

Kültürümüzün en önemli sanatlarından birisi olan çini sanatı, farklı kullanım alanlarına sahip olmakla birlikte, yüzyıllardır kullanılan uygulamaların başında gelmektedir. Özellikle Selçuklu döneminin vazgeçilmezleri arasında yer alan çini sanatı, günümüzde usta ellerin özverisi ile eski güzelliğinden bir şey kaybetmeden devam etmektedir.

Katmanlı Çini Nasıl Yapılır?

Türk çini sanatının yeni tekniği olması sebebiyle, katmanlı çini nasıl yapılır? Sorusu ile sıklıkla karşılaşmaktayız. Öncelikli olarak figür ve motiflerin belirlenmesi ile başlanılan çalışma sonucunda elde edilen motiflerin, pişirimi yapılmaktadır. Sonrasında ise renklendirmesi yapılan bu motifler, katmanı meydana getirecek motiflere göre çok daha geniş bir alan üzerine yerleştirilmektedir. Karo üzerine motiflerin yerleştirilmesi ve birleştirilmesi işleminden sonra, katman motifler ve karolar sırlanarak fırınlanmaktadır. Ufak tefek detaylandırılmalarında yapıldığı bu işlem sonrasında elde edilen çini, katmanlı çininin oluşumu anlamına gelmektedir.

Özetle toparlayacak olursak, var olan zemin üzerine farklı teknikler ve çini parçacıkları konularak oluşturulan, kabartma çini sanatı olduğunu söyleyebiliriz.

Farklı Bir Zarafet Sunuyor

Kabartma çinide diyebileceğimiz bu çinilerin imalatları, mekanlarınıza klasik çini sanatına bakarak farklı bir zarafet katıyor. Yeni çini sanatları arasında yer alan katmanlı çini, üniversitelerin güzel sanatlar bölümünde üzeri durulan konulardan birisidir.

Mekanlara ekstra bir görsel şölen sunan kabartma çini, klasik çini modelleri kadar tutulan uygulamalardan birisi olarak öne çıkıyor. Farklı birçok modelinin olması da, bu harika sanatın seçimi konusunda zorluk yaşamanıza neden olacak etkenlerden birisidir.

Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinde yapılan ve katmanlı çini tekniğinin kullanıldığı Bengü Çiçekleri çalışması, bu tekniğin duyulmasında önemli rol oynamıştır. Çininin yapım tekniklerindeki emek ve ortaya çıkan güzel ve sıra dışı görüntünün, kabartma çini tekniğinin çok yaygın hale geleceğine dair ipuçları da vermektedir. Bengü Çiçekleri çalışması, katmanlı çininin 3. Boyut bir tekniği olarak da ön plana çıkmaktadır.

Çini’de Lüster Tekniği

İslamiyet’in yayılması ve insanların refah seviyelerinin artmasıyla birlikte farklı sanat dalları ortaya çıkmış ya da mevcutlar biraz daha geliştirilmiştir. Seramik süslemede kullanılan Lüster tekniği de bunlardan birisi olup ilk defa Abbasiler döneminde görülmüştür. Irak civarında uygulanmaya başlanan bu teknik, çinicilik alanında gelişmiş olan Türkler tarafından da kullanılmıştır.

Anadolu Selçuklu Devleti ile birlikte Türklerin de kullanmaya başladığı tekniğin, farklı alanlarda kendini gösterdiği görülmektedir. Anadolu Selçuklu Devleti’nden sonra ise beyliklerde daha sonra ise günümüzde kullanılmaktadır.

Lüster olarak bilinen teknikte yer alan sır üzerindeki boyaların renklerinin ve parıltılarının adeta bir altını andırması, bu tekniğe olan ilginin daha fazla olmasına neden olmuştur. Abbasilerle birlikte yaygınlaşmaya başlamış ve Endülüs Devleti ile birlikte Avrupa’nın farklı noktalarında görülmeye başlanmıştır. Daha sonra ise Kuzey Afrika başta olmak üzere dünyanın farklı noktalarında görüldüğünü söylemek yanlış olmayacaktır.

Lüster Tekniği Nedir?

Çinicilik ve seramik süslemede kullanılan Lüster tekniği, adını kullanılan boyalardan almıştır. Sır üzerine uygulanan bakır ve gümüş oksit içeren boyaların bıraktığı etki, yanardöner şeklindedir. Batıda Lustre olarak bilinen teknik, dilimizde ise Perdah olarak kullanılmaktadır. Oldukça zahmeti olan bu işlem, uzun sürmektedir. Seramikte kullanılan hamurun bazen 2 bazen ise daha fazla fırınlanması dahi gerekebilir.

Buradaki temel amacın seramiklere daha güzel bir görünüm kazandırmaktır. Bunun için Lüster (cila) tekniğini doğru bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Temelde iki fırınlamanın olduğu tekniğin uygulandığı kısım ikinci fırınlamadır. Burada maden oksitleri sır üzerine sürülür ve harareti daha az olan bir fırınlama işlemi daha yapılır. Böylece sürülen metal oksitler kaplama şeklini alır ve seramikte altın, gümüş parıltısı elde edilmiş olur.

Lüster tekniği içerisinde kullanılan renklerin genellikle beyaz olduğu görülmektedir. Fakat farklı çalışmalarda altın rengi, kehribar rengi, turkuaz ve mavi rengin de görünüme zenginlik katmak amacıyla kullanıldığına sıkça rastlanmaktadır. Bunların haricindeki renklerin ise daha az kullanıldığı söylenebilir. Bazı müzelerde bulunan seramiklerde bu tekniğin kullanıldığı görülmektedir.

Çini Çamuru Nasıl Yapılır?

Çini Çamuru Nasıl Yapılır?
Seramik ve çini hamuru hemen hemen benzerdir. Kullanılan malzemeler ve yapısı çok değişiklik göstermez. Sadece pişirme dereceleri, süreleri ve malzemelerin karışım miktarları ile sonuç farklılaşır. Hamurlar ikiye ayrılır. Bunlardan biri gözenekli seramiktir. Gözenekli olduğu içinde içlerine konulan sıvıları sızdırırlar. Diğeri gözeneksiz seramik, diğer adıyla pekez ise tıkız hamurdan elde edilir. Yani daha yüksek ısıda pişirilir ve kalınlaşır, bu sayede sıvı sızdırmaz.

Çini Çamuru için Malzemeler

Çini çamuru elde etmek için malzemeler;

  • Silika
  • Soda
  • Kurşun

Çini Hamuru Hazırlanışı

Öncelikle tüm malzemeler iyice karıştırılır, öğütülür. Daha sonra bir bezden geçirilir. İznik’li, İran’lı ve Kütahya’lı ustalar soda ve silikayı büyük fırınlarda eritir ve öğütülmüş sodalı frit elde edilmiş olur. Bu noktada 2 seçenek yer alır. Bu seçeneklerden birincisinde, sodalı frit soğuk olarak öğütülmüş kursun oksit ile karıştırılır. Karışım soğutulup öğütüldükten sonra yeniden fırına verilir. Fakat ikinci yöntem daha yaygın ve başarılıdır. Bu yöntemde, frit fırınlar kullanılmaz, onun yerine fırın ateşlikleri içine yalaklar yapılır ve bu duvarlar 2-3 cm kalınlığındaki öğütülmüş ıslak kuvars ile kaplanır.

Silika, soda ve kursun karışımı sıvanmış yalağa dökülür, eritilir ve kalsine olması sağlanır. Soğutulduğunda ise cam görünümü elde edilir, tüm kuvars tanecikleri üstünden kazınır ve frit parçalar yıkanır, kırılır, yas öğütme ile öğütülür. Bu yöntem Kütahya’lı ustalar tarafından kullanılır. Artık %80 silika, %10 beyaz kil ve %10 cam frit ile hamur yapmaya hazırdır. Kil ısıtılır ve boza kıvamını alana kadar sulandırılır. Çamur topaklansın diye içine sirke veya üzüm sırası katılabilir.  Bu malzemeler çamurun içinde kullanılmasa bile astar karışımda kullanılabilir. Boza kıvamını almış olan çamur, öğütülmüş frit ile silikanın üzerine sürülür ve bu karışım yarım saat çiğnenir. En son suyunu iyice akıtana kadar kurumaya bırakılır.

Çini Yapımı ve Teknikleri

Çini Anadolu’da yıllar boyu en önemsenen sanat dallarından biri olmuş mimariden mutfak gereçlerine kadar hayatın içine girmiştir. Çini yapımı Kütahya ve İznik bölgelerine göre farklılık gösterir. Aralarındaki farklılık İznik çiniciliğinde çinilerin kuvarsttan yapılması Kütahya çiniciliğinde ise genellikle kil kullanılmasıdır. İlk aşamada toprak hamuru yapılır. Bu toprak hamuru birkaç maddenin karışımıyla elde edilir. Bunlar kaolen, tebeşir, kum ve buna benzer maddelerdir. Çamur kıvamı verilir içinde hiçbir yabancı maddenin kalmaması için süzülür. Bu hamur istenen biçimde şekillendirilir. Kurumaya bırakılır ardından istenen beyazlığı elde etmek için astarlama işlemi yapılır.

Astarlanan cisim 900 derecede pişirilir. Pişirilme işleminden sonra cisime bisküvi de denilebilmektedir. Bu aşamada cisim oldukça kırılgan olduğu için bu şekilde adlandırılır. Kağıtla kaplanan yüzeye istenen desen çizilir açılan iğne deliklerinden kömür tozu yardımıyla geçilir. Ardından siyah çini boyasıyla desen belirginleştirilir böylece tamamlanır. Kalan alanlar tercihe göre istenen renk ile doldurulur. Sırlama işleminden sonra tekrar yavaş yavaş pişirilir ve parça son halini alır. Pişirilmesi kadar soğutulması da önemlidir. Çatlamaması için bu işlem de yavaş yavaş yapılır.

Çini Yapım Teknikleri

Çini yapımında teknikler farklılık gösterir bu farklılık pişmiş toprağın aldığı şekle ve sırlamaya göre şekillenir. Beş teknikten bahsedebiliriz. Birinci teknik sıraltı tekniğidir. Pişmiş toprağın üstüne ince bir astar sürülür. Astar tabakasının üstüne süslemeler yapılır. Süslemelerin üstüne tekrar sır sürülür dolayısıyla adını süslemelerin sır sürümünden önce yapılmasından alır. Bu teknik Osmanlılarda ve Selçuklularda sıkça kullanılmıştır.

Sırüstü tekniğinde ise pişmiş toprağın üstüne mat sır sürüldükten sonra süslemeler yapılıp fırınlanmaktadır. Minai tekniği sıraltı ve sırüstü tekniklerinin bir arada kullanılmasıyla oldukça renkli bir yüzey elde edilmesidir. Diğer bir teknik lüster tekniğidir bu teknik çinide madeni bir pırıltı elde etmek amacıyla kullanılır. Lüster teniğiyle çini sanatında farklı bir etki yaratılır. Özellikle 9-10. yy tekniği olarak Mezopotamya ve Suriye’de Abbasi Çinileri üzerinde kullanılmıştır. Lacvardia Tekniği ise Minai Tekniğiyle benzerdir ikisini birbirinden ayıran nokta lacvardia tekniğinde çininin sadece sır üstü tekniğiyle desenlendirilmesidir.

Çini’de Desen Çizim Teknikleri

Anadolu Selçuklu Dönemi üzerinde en popüler sanat dalları arasında bulunan çini sanatı, Türk mimarisinde hayatımızın içerisinde yerleşmiştir. Dış süsleme ile kullanılan çini desen çizim teknikleri, Osmanlı Dönemi’nde tüm sanat eserlerinde kullanılmıştır.

Köşk ve saraylarla beraber türbelere kadar pek çok mimari tasarımın içerisinde bulunan çini sanatı, günümüzde de aynı popülaritesini devam ettirmektedir. Mimari yapıtlar üzerine güzellik katılmak istenildiği zaman akla gelen sanat dalı olarak bilinen çini sanatı vazolardan kolye uçlarına kadar kendisini en iyi şekilde yansıtmaktadır. Meraklıları konusunda hala eğitimleri verilen çini sanatı başlangıç olarak Karahanlılar gün ışığına çıkmıştır.

Zaman geçtikçe diğer Türk devletlerine yayılarak ilerleyen çinicilik, renklerin muhteşem ahengini en iyi şekilde yansıtabilmektedir. Sanatçının zevk ve yaratıcılığının eseri olarak bilinen çini sanatı, zahmetli bir sürecin sonrasında ortaya çıkmaktadır. Desenlerinden renk durumlarına kadar doğanın muhteşem yansıması olan bu eserler herkesin evinde kullanılmaktadır.

Çizim Teknikleri

Çini sanatının yapımı sırasında kullanılacak olan teknikler farklılık göstermektedir. Bu farklı uygulamalar, pişmiş toprağın aldığı şekle göre değişmektedir. Bu teknikler sırlamaya dayalı olan tekniklerdir. İlk olarak sırlama yapılır daha sonra ise sır uygulanır. Tam tersi olması durumunda ise sır altı tekniği kullanılmaktadır.

  • Lüster Tekniği
    Madeni renk durumlarını elde edebilmek için kullanılan bir çini çizim teknikleri olarak bilinmektedir.
  • Minai Tekniği
    Tek renk olarak bulunsa da desen kullanılmayan çinilerin çizim teknikleri olarak bilinir.
  • Lacvardina Tekniği
    Tek renk olmasının yanında desenli olan çiniler için kullanılan tekniktir.

Mimari eserler üzerinde ulvi bir anlam kazandıran yazılar, desenler üzerinde kullanılan bitkisel motiflerle de estetik olarak bütünlük sağlamaktadır. Klasik pano desenlerini inceleyerek bize özgü olarak yer alan çini sanatımızın gelişimi ve değişimi konusunda bu adresten bilgi sahibi olabilirsiniz.

Sizde pano desenlerini en iyi şekilde uygulayarak atalarımızdan gelmiş olan bu güzel mirası gelecek nesillere kolayca ulaştırabilirsiniz. Klasik pano desen tekniklerini öğrenerek orijinallerine uygun ve estetik motiflerle kullanabilirsiniz. Kültür mirasımızı en iyi şekilde yaşatarak yeni nesillere ulaştırabilirsiniz. Atalarımızın kalacak olan gelenek ve göreneklerini en iyi şekilde yansıtabilirsiniz. Siz de desen çizme kurallarına uygun şekilde hazırlayabilecek, farklı düzenlemelerle özgün desenler oluşturabilirsiniz.

Çini’de Tahrirleme Nasıl Yapılır?

Çini, hamur durumuna getirilmiş olan toprağın şekil verilmesi sonrasında, farklı tekniklerle bezenmesi ve pişirilmesiyle icra edilen bir sanat dalı olarak yer almaktadır. Bu sanatta tahrir kullanımı önemlidir.

Peki, çini tahrir nasıl yapılır?

Farklı zamanlarda ve bölgelerde çini sanatının hazırlanışı değişiklik gösterebilmektedir. Osmanlı zamanında duvar karolarını ifade edebilmek için bu sanatın önemli merkezleri arasında bulunan Orta Asya’daki Kaşan şehrinde çiniye kaşi adı verilmiştir. Günlük şekilde kullanılan objeler içinse evani tabiri ile anılmıştır. Zaman ilerledikçe duvar karoları, Çinlilerin porseleni dünyaya tanıtmaları nedeniyle Çin’e ait anlamına gelen çini tabiri yayılmıştır.

Tahrirleme Uygulaması

Tahrirlenecek olan alan karo, vazo ya da farklı nesneler olabilmektedir. Bisküvi mamulleri üzerinde gizli çatlak, yağ ya da boya lekesi, kesinlikle toz olmaması gerekmektedir. Bisküvi ürünlerinin, astarları zımparalama esnasında kazınmaması gerekmektedir. Tahrir boyalarının kıvamını ayarlamak son derece önemlidir. Boya koyu ya da sulu olmaması gerekmektedir. Boya koyu olması durumunda fırça yürümez, çok sulu olursa boya dağılabilmektedir. Çini uygulamaları içerisinde tahrir ya da boya yaparken parmakların dekor yapılacak olan kısımlarla temasta bulunulmamalıdır. Değme olması durumunda tahrir ya da boyalar sürtünmeden dolayı dağılabilmektedir. Tahrirleme konusunda bir önemli konu da file çekimi uygulamasıdır.

Fileler tabak ya da dairesel desenlerde de uygulanabilmektedir. Fileler desen üzerinde kenar suyu ile ana desenin ayırımı konusunda desenlerin bitim yerlerine çekilmektedir. Genel olarak fileler birbirlerine paralel ya da daire olarak çekilmektedir. Tirilin ya da fırçalar kullanarak, çizgilerin bütünlüğünü sağlayacak şekilde çekilebilmektedir. Dik formlarda yer alan fileler turnet yardımıyla çekilmektedir. Tahrirleme işlemi desen tasarımlarına göre nüanslı şekilde uygulanmaktadır. Tahrirleme uygulamasının temek amacı hem desenin belirlenerek estetik bir görünüm oluşturulması ve boyama işlemi esnasında boyaların birbirine karışmaması için gerekmektedir.

Bisküvi mamuller üzerinde gizli çatlak, yağ ya da boya lekesi, kesinlikle toz olmaması gerekmektedir. Bisküvi mamullerin, astar kısımları zımparalama sırasında kazınmış olmaması gerekir. Tahrir boyasının kıvamını ayarlamak son derece önemlidir. Tahrirleme uygulaması doğru şekilde yapılarak çini sanatını en iyi şekilde icra edebilirsiniz.

Çini’de Dımdık Nasıl Yapılır?

Yüzyıllardır insanların gözlerine ziyafet çeken çini sanatında boyama teknikleri de büyük önem taşımaktadır. Peki diğer boyama teknikleri gibi darbeli boyama olarak da adlandırılan çinide dımdık nasıl yapılır?

Osmanlı döneminde mimari eserlerde kullanımına önem verilen çini sanatının günümüzde yine mimari eserlerde kullanılsa da daha çok tabak, çanak ya da vazo gibi aksesuarlarda kullanımı daha yaygındır.

Çini’de Boyama Teknikleri

Esere can veren ve ruhunu yansıtan en önemli faktör boyamadır. Sanatçı kendi ruhsal durumunu da ifade eden boyamada birçok boyama tekniği kullanabilir. Düz boyama, darbeli (dımdık) boyama ve serbest boyama gibi teknikler çeşitlendirilebilir.

Dımdık Boyama

Darbeli boyama olarak da adlandırılan dımdık boyama en çok sabır ve emek isteyen boyama tekniklerindendir. Sanatçı kullandığı fırçayı esere nokta nokta dokundurarak renk verir. Boyama fırçasının ucu ile motiflerin içleri de bu şekilde boyanabilir. Diğer tekniklere göre boyama işlemi daha uzun süreceğinden sabır edilmesi gerekmektedir.

Çiniciler samur ve kıl fırçaları ile tahirlenen eserlerini boyamaya çalışırlar. En önemli işlemlerden birisi olan boyama eserlerinin son durumunu ve en dikkat çeken bölümü olan boyama işlemini ne kadar göze hoş gelecek şekilde yaparlarsa o kadar dikkat çekecektir. Sanatçıların kullandıkları motifler ve renkler genel olarak sanatçının ruhunu yansıtmaktadır. Kullanılan motiflerin ve renklerin daha kolay algılanabilmesi için basitleştirilmesi gerekmektedir.

Genel olarak çini boyama işleminde siyah, yeşil, kırmızı ve kobalt mavisi kullanıldığı gibi nadir olarak kahverenginin de kullanıldığı görülmüştür. Genel olarak canlı renklerin tercih edildiği çinide siyah motif içlerinde kullanıldığı nadir olarak görülmüş olsa da çoğu zaman kontur yapılabilmek için kullanılmıştır. Kobalt mavisinin değişik tonları da motiflerde kullanılmıştır.

Kullanılan boyama tekniklerinden en önemli ve en çok emek isteyen dımdık tekniği gözün musikisi çini sanatını canlandırır.

Son zamanlarda kullanımının ve çiniciliğin azaldığı günümüzde yapılan eserlere büyük önem verilmektedir. Az sayıda yapılan bu eserlerin insanlara daha çok ulaşması gerekmektedir. Devletin destekleriyle yapılan ücretsiz kurslarla birlikte bu sanatı icra etmek isteyen insanların daha çok desteklenmesiyle sanatçıların artması ve bu sanatın bizlere ulaşması sağlanmaktadır.

Çini Adı Nereden Gelir?

Çini, tarihi M.Ö 3000’li yıllara dayanan bir sanattır. Tarihteki en eski kaynaklara göre adı Çin işi çanaktan gelmektedir. Saraylı Seyf, Gülistan Tercümesinden alınmıştır ve kayıtlara geçen kelimenin kullanıldığı en eski yazılı kaynak olmak özelliğine sahiptir. Daha öncedeki dönemlerde sözlü olarak kullanılıyor olabilir.

Kelime Kökeni

Çininin kelime kökeni Farsçadır. Çin işi, Çin porseleni gibi anlamlara sahiptir. İlk olarak Türklerin Orta Asya’da imal ettiği bilinmektedir. Orta Asya’da yer alan Kaşan şehrinde üretildiği için o zamanlar kaşi diye adlandırılmıştır. Bu bölgede Turfan, Aşkar ve Koça yakınlarında yapılan kazılara göre çiniler 8. Yüzyıldan beri bu sanatı kullanmaktadır.

İsminin Ortaya Çıkışı

18.yüzyıla kadar tabak, vazo, kase anlamlarına gelen kaşı ve kapkacak anlamına gelen kevani kullanılmıştır. O dönem Çin ürünleri popülerlik kazanmaya başlamıştır ve Çin’den gelen porselenlerin kaliteli olduğu düşünülmektedir. Bu yüzden kalitesinin yüksekliğini vurgulamak amacıyla denmiştir.

  • 1
  • 2
    Adres

    Cevizlidere Mahallesi, 06580 Çankaya/ANKARA

    Telefon

    +90 542 243 25 58

    E-Posta

    info@reyhancini.com