Editör | Reyhan Çini

Tüm İçerik: Editör

Ecouen Musee De La Renaissance’deki İznik Koleksiyonu

Fransa’nın en önemli bölgelerinden biri olan Paris’in 20 kilometre kuzeyinde yer alan ve Rönesans döneminin en önemli yapıtlarından biri olan bu şato 1975 yılından bu yana müze olarak ziyaret edilmektedir. Musse de la Renaissance koleksiyonları sergilemektedir. Mimar Lean Bullant eseri olan yapıt yurtdışından ziyaretçiler tarafından da en çok tercih edilen yerler arasında yer almaktadır. Ayrıca bu tarihi yapı içerisinde yer alan koleksiyonlar arasında İznik koleksiyonu da ziyaretçiler tarafından büyük bir merak uyandırmaktadır. Tarihi dokusu ve benzersiz çini örnekleri ile büyük ilgi gören müze pek çok döneme ev sahipliği yapmış olmanın ihtişamını sergilerken dini motiflerle İznik çinileri İznik koleksiyonu hakkında da fikir oluşturmaktadır. Tarihimizin ve tarihimizin en önemli eserlerinin başarılı bir şekilde bu müzede bir koleksiyon olarak sergileniyor olması gurur vericidir. Yalnızca Fransa’da ve bir müze de değil Londra ve pek çok şehirdeki müze ve yapılarda da çini eserlerimiz bulunmaktadır.

İnançlarımızın ve fikirlerimizin sıcaklığını yansıtabildiğimiz İznik koleksiyonu ile pek çok ziyaretçi Fransız kültürünün ve eserlerinin yanı sıra Türk ve İslami inancının eseri olan İznik koleksiyonunun sıcaklığını algılayabilmektedir. Kültürümüzün tarihimizin farkı hissedilmektedir. Mavi, beyaz ve kırmızının tonları ile oluşturulan genellikle çiçek ve yaprak desenlerinin bulunduğu İslami motiflerin işlendiği süs eşyaları, mutfak eşyaları ve bardak işlemeleri İznik koleksiyonu olarak bu müzede yerini alıyor. Tarihi değerlerimizin ve geleneksel işlemelerimizin yurtdışında müzelerde sergileniyor olması çini sanatına verilmesi gereken önem ve değeri bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu nedenle ülkemizde gerekli çalışmalar yürütülüyor ve çini kursları sayesinde başta kadınlar olmak üzere pek çok kişi bu sanata büyük bir ilgi gösteriyor. Çini sanatı tarihimizde en gelişmiş olduğu dönem açısından Osmanlı döneminde hüküm sürmektedir. Osmanlı döneminden günümüze kalan baş yapıtlarda da çini koleksiyonu görebilmek mümkün. Genellikle mutfak eşyaları ve süs eşyalarında görebildiğimiz çini örnekleri ayrıca duvar süsleme sanatı olarak da kullanılmaktaydı. Bu müzede yer alan çini örnekleri arasında vazo, bardak, sürahi gibi örneklerin yanı sıra farklı objeler ve panolar da bulunuyor. Ecouen Musse de la Renaissance’deki İznik koleksiyonu görülmeye değer. Çeşitli kültürlerin ve Fransız eserlerinin yer aldığı bu müzede dini motiflerimizin ve sembollerimizin işlendiği çini örneklerinin bulunuyor olması kültürümüzün ve sanatımızın yurtdışında sergileniyor olması ve en önemlisi de büyük bir ilgi görüyor olması sanatımıza yeni nesillere aktarılması açısından etkili olurken gurur kaynağı olarak da görülmektedir.

Çini Karo Destansı Tasarımlar İle Hayat Buluyor

En destansı tasarımlar çini karo ile hayat buluyor. En çok tercih edilen ürünlerimiz arasında yer alan çini karo modelleri için oldukça meşakkatli, titiz bir çalışma yürütüyoruz. Çini ile karoya hayat verirken, kişisel isteklerinizi ön planda tutuyoruz. Genel olarak karakterinizi ya da dizayn zevkinizi yansıtacak ürünlere hayat veriyoruz. Karmaşık bir zihin yapısına sahipseniz, güçlü olmayı, kontrolü seviyorsanız bunun için en uygun renkleri seçiyor, gücü yansıtacak olan motifleri ince ince dokuyoruz. Aynı zaman da karakterli, renkli kişiliğe sahipseniz daha parlak, daha canlı renkler ve motifler tercih ediyoruz. Asil bir görünüm sunan, sade bir görünüm sunan birçok modellimizde bulunuyor. Karakter tipi ve dizayn zevkinizi göz önünde bulundurarak bize siparişlerinizi iletebilirsiniz. Daha önce ortaya koyduğumuz çalışmaları incelemeyi unutmayın.

Hediyelik Çini Karo

Değer verdiğiniz insanlara fabrikasyon ürünlerimi alırsınız yoksa tamamen el emeği ile üretilmiş, onun seveceği düşündüğünüz ürünler mi? Mavicini ekibi olarak daha önce kimse de bulunmayın, eşi ve benzeri olmayan ürünler sunuyoruz. Hediyelik çini karo arayışı içindeyseniz tek yapmanız gereken önceki ürünlerimize göz atmak. Üstelik bu içerik boyunca da sizlere birçok ürün sunuyor olacağız. Hepsini detaylı bir şekilde inceleyin çünkü size ilham verebilir, biraz farklı olan ama benzer tasarımlar aklınızda canlanabilir. Hemen bu tasarımı bize iletin, detayları konuşalım ve sizin için özel tasarımı hayata geçirelim.

Çini Karo Modelleri

Çini karo modelleri genel olarak en detaylı çalışmaların ortaya konulduğu, tasarımların ön planda olduğu, işlenecek olan motiflerin karar aşamasında zaman harcanan mükemmel ürünlerdir. Fikirlerin bir araya gelmesi, ayrışması, çatışmalar, farklı anlamlara gelen birçok olgu incelikle işlenir. İnsan eliyle çıkan nadide parçalardır bunlar ve asla taklit edilemez tıpkı bir parmak izi gibi her tasarım kişiye özgüdür. Tüm kalıpları yırtıp atın, sürünün peşinde giden olmayın, aykırı tasarımlarımızla kişisel zevkinizi genişletin, karakterinizi yansıtacak bu özel ürünlerle tanışın. Şimdi fırsatlardan yararlanmak ve daha detaylı bilgi almak için bizimle iletişime geçin. En eşsiz ürünler, tasarımlar için her zaman reyhancini.com’u tercih edin.

Osmanlı Dönemi Çini Desen ve Motifleri

Türkler olarak iç ve dış mimari süslemesinde renkli sanatlardan biri olan çini sanatı tercih edilmektedir. Anadolu Türk mimarisinde çini sanatı büyük bir önem taşımaktadır ve hem dini sembolleri hem de modern teknikleri birleştiren, zenginleştiren bir teknik olarak tercih edilmektedir. Türk süsleme sanatları denildiğinde akla ilk gelen çini mimariye bağlı kalmış ve onun üstünlüğünü gözetmiş bir sanattır. Ancak renkli bir atmosfer gereksinimi için etkisini her zaman sürdürmektedir. Çini süsleme sanatında Osmanlı dönemi çini desen ve motifleri önemini hala koruyor ve pek çok mimaride çini motif ve desenleri sürdürülüyor. Özellikle cami, medreseler ve türbelerde çini sanatı en çok kullanılan yöntemlerden bir tanesidir ve eşsiz güzelliği ile huzur verici bir özellik taşır.

İslami Çini Motifleri

Müslümanların yani İslam dinine uygun yaşayanların dini motifleri arasında öncelikle Arapça harfler ve Arapça harf süslemeleri yer almaktadır. Bu yöntem çini sanatında en çok kullanılan yöntemlerden bir tanesidir. Motifler ve süslemeler bu döneme uygun olarak yapılırken aynı zamanda günümüzde de yeni İslami çini desen olarak karşımıza çıkmaktadır. Mavi, beyaz ve kırmızının hâkimiyetinde tasarlanan pek çok tasarım arasında lale figürü de en dikkat çeken tasarım haline gelir.

Modern dokunuşlarla bugün çok daha verimli ve hoş görünüm elde edebilmek mümkün. Özellikle de yalnızca mimari yapılar için değil evlerinizde kullandığınız vazo, tabak ve diğer işlemeler içinde çini sanatı daha günlük farklı tasarımlarla oluşturulmaktadır. Ay yıldızlı motiflerinin yanı sıra Arapça harflerin incelenmesi ve dini içeriklerin sembol olarak kullanılması çini sanatında zenginliğin oluşturulmasını sağlıyor.

Çini Sanatını Nasıl Öğrenebilirim?

Yüzyıllardır hayatımızda ve dekoratif süslemelerimiz de yer alan çini alanında uzman olan hocalar tarafından verilen derslerle öğrenilmektedir. Özellikle Türkiye’de pek çok ilde sağlanan kesintisiz kurt hizmetiyle ücretsiz olarak pek çok vatandaş kendi işini atölyesini kurmakta çanak, çömlek ve vazo gibi objeler süsleyerek hayatını kazanmaktadır. Ciddi bir çini merakı olan ve bu merakını gerçek hayatına da yansıtmış olan kişiler yani çini ustaları yaşamını bu şekilde sürdürüyor. Aynı zamanda bu kişiler mimari yapıların süslemelerinde de çini desenlerinden yararlanmaya devam ediyor. Çini sanatını nasıl öğrenebilirim ve bu işte usta olabilir miyim diye düşünüyorsanız yapmanız gereken çevrimiçi adresler üzerinden başvuru oluşturmaktır. Böylece size en yakın konumda bulunan çini kurslarına gönüllü olarak katılabilir ve çini sanatının uzun yıllar daha devam edebilmesini sağlayabilirsiniz.

Çini Sanatında Kullanılan Motifler ve Anlamları

Tarihi işlemelerimizin en güzeli ve en özeli olan çini 14. yüzyıldan itibaren İznik’te öne çıkmaya başlamış. İznik’te sanatçılar tarafından büyük bir ustalıkla tasarımlar oluşturularak örnek oluşturulmuştur. Çiniye çok fazla önem verilmiş İslami mimarlık anlayışında da başyapıtlar da cümle kullanımı yaygın olarak uygulanmıştır. İznik bir çini yapım üssü haline gelmiş ve İznik sadece Anadolu’nun değil dünya üzerinde en önemli çini üretim merkezlerinden biri olarak kabul edilmiştir. En şaşaalı dönemini Osmanlı döneminde yaşayan çini sanatı İznik çizimleri örnekleri ile Bursa Yeşil Cami Türbesi’nde, Muradiye Camii de, Edirne’de Muradiye Camii’nde, Çinili Köşk’te sergilemiştir. Sıraltı tekniği ve sırlı boya tekniği ile üretilmiş bu çinilerin dışında 16. yüzyılda İznik’te de hem kalite hem desen üretiminde büyük değişiklikler meydana gelmiştir. Osmanlılar mozaik tekniklerini bırakmış sır altı boya ve sır tekniğini geliştirmiştir. Ayrıca saray hanesinde çok farklı ve yeni motifler geliştirilmeye üretilmeye başlamıştır. Lacivert, yeşil, turkuaz, mavi, kırmızı ve kahverenginin kullanımıyla İznik çinisi yepyeni bir devre ilk adımını atmıştır. Ayrıca uygulanan tüm yöntemlerin motiflerin ve renklerin ayrı ayrı anlam taşıdığı da bilinmektedir.

Çini motiflerinin anlamlarına gelecek olursak öncelikle olarak yaygın olarak uygulanan motifleri isimlendirmek gerekir. Hatayi, Rumi, bulut stilleri, geyik, karaca, anka, bitkisel desenler, doğal çiçek desenleri, gül gonca, lale, karanfil, lotus, menekşe, yaprak modelleri, gemi, vazo içinden çıkan doğal bitkiler ve çiçekleri, geometrik desenler İznik civarında yetişen binlerce bitki türü ve desenleri başlıca kullanılan motiflerdir.

İznik çini motiflerinde ve genel olarak çini motiflerinde bazı semboller ve motifler sık sık tekrarlanır. Bu durumun dini ve sembolik nedenleri vardır. Gül ve gonca motifi, peygamber teninin kokusunu akla getirir ve aşk ve güzelliği simgeler. Lale Osmanlıca Allah yazısı ile aynı harfleri içermesi açısından Allah’ın birliğini işaret eder. Lale soğanından çıkan bir çiçek açması ise Allah’ın birliğini ve insanlığın onun sıfatı ve kemalinden geldiğini ifade eder. Bunun dışında çiçek açmış bahar ağaçları cenneti tasvir eder. Selvi ağaçları tasavvufta sabrın kanıtı olarak bilinmektedir. Soğandan veya vazodan dallanarak açan çiçekler sık sık kullanılır ve bu da Allah’ın varlığına, birliğine, insanlığın ve ailenin kalpten Allah’a bağlılığını tasvir etmektedir.

İznik çinileri hem fiziksel özellikleri hem de desen uygulamasındaki çeşitlilik bakımından farklılık göstermektedir. Dekoratif amaçlı olarak duvar süsü olarak işlenen İznik çinileri gökyüzü, insan ve evren arasındaki anlamı kurarak Allah’a ulaşmayı hedefleyen motiflerle bezenmektedir.

Çinileri İle Ünlü Olan Yavuz Sultan Selim Camii

Yavuz Sultan Selim Camii çinileri dillere destandır ve bu cami Yavuz Sultan Selim’in oğlu Kanuni Sultan Süleyman tarafından babasına ithafen İstanbul’a hakim bir tepe üzerine kurulmuş yapıdır. Tarihi yapılarda en dikkat çekici eserler bugün de yaşatılmaya devam ediyor. Bu yapılardan bir tanesi de Yavuz Sultan Selim Camii’dir.

Yavuz Sultan Selim Camii Nerededir, Nasıl Gidilir?

İstanbul’un tarihi Yarımadası’nda bulunan Yavuz Sultan Selim Camii Fatih ilçesinde yer alan bu camii çinileri ile ünlüdür. İstanbul’un yedi tepesinde 7 cami bulunuyor ve bu camilerden biri Yavuz Sultan Selim Camii’dir. Haliç’e yakın olması ve tarihi Yarımada içerisinde olması nedeniyle pek çok kişi tarafından bugün de ziyaret edilmektedir. Yavuz Sultan Selim tarafından inşa edilen bu camiinin mimarı mimar Ali’dir. Yapıya Kanuni Sultan Süleyman tarafından da ekleme yapılmıştır ve bu eklemeler arasında türbe, imaret ve medrese yer almaktadır. Caminin bir tarafında sarnıç bulunurken diğer tarafında da kırkmerdiven ismi ile bilinen bir uçurum yer almaktadır. Ulaşımı ise oldukça kolaydır. Yavuz Sultan Selim’in camiye İstanbul’da İETT ile hemen her noktadan ulaşabilmeniz mümkün olacaktır.

Yavuz Sultan Selim Cami Süslemeleri

Yavuz Sultan Selim Camii çinileri oldukça dikkat çekicidir. Yapıda pek çok yerde çini işlemeler karşımıza çıkmaktadır. Bu yapıda caminin sol tarafında Hünkar mahfili zarif dilimle alt tavanı çok renkli çini işlemeler ile süslenmiştir. Çeşitli renklerde oluşturulan mermer sütunlar üzerine oturtulmuştur ve yanları süslemeli mermer minberden taş mihraptan ve sade klasik üslupta çini işlemelerinden oluşturulmuştur. Kapı kanatlarında fil dişi ve sedef zenginliği sağlanmış ağaç işçiliğinin de fevkalade sergilendiği görülmektedir. Pencere alınlıklarında ise sır tekniği ile elde edilen pek çok çini süslemesi görülmektedir. Ayrıca bu caminin iç avlu giriş kapısında güneş saati bulunmaktadır ve bu da tarihi önemi bulunan bir süslemedir.

Mimari yapıların pek çoğunda bulunan çini sanatı Yavuz Sultan Selim Camii’de de uygulanmıştır. Ayrıca bu camide süsler ve işlemeler konusunda farklı detaylarda düşünülmüştür. Süslü kafesleri de Sultan İbrahim koydurmuş ve bu caminin kürsüsü ahşap işlemelerle oluşturulmuştur. Mermerden yapılmış mahfili sağ tarafta ve ortada yer almaktadır.

Yavuz Sultan Selim Camii dışında diğer sanatsal işlemeleri ile de en çok ziyaret edilen yapılarda bir tanesidir. Caminin önünde bulunan Yavuz Sultan Selim Türbesi köşeli plan üzerine inşa edilmiştir. Tek kubbeli oluşturulmuştur. Bu metalin iki yanında ise çini panolar bulunmaktadır ve bezenmiştir. Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferine giderken hocasının atının tarafından ayağına sıçrayan çamur ile kirlenmiş kaftanı kabrinin üzerine vasiyeti olarak örtülmüştür. Şehzadeler türbesin de ise dikkat çeken bazı işlemeler yer almaktadır. Çini işlemeleri bu yapıda da dikkati çekerken yanı sıra kubbe kasnağında kabartmalı olarak Ayetel Kürsi yazılmıştır.

Toprağın Renklerle Buluşması: Çini

Osmanlı’dan günümüze ulaşmış en değerli sanat dallarından biri olan bu sanatı çocuklarımızla buluşturuyoruz. Çini sanatının bizim kültürümüzde çok önemli bir yeri bulunuyor. Çeşitli objeler üzerine uygulanan,  yapımında süsleme ön planda olduğu için süsleme sanatı olarak adlandırılabilir. Sabır, emek ve göz nuru gerektiren bir sanattır.

Alt yapısının yapılmasında (bisküvi) kullanılacak olan çamurun yoğrulması ve ateşte pişirilmesi ilk aşamadır. Çamur; kil, kaolen ve quartz su ile karıştırılarak boza kıvamına geldikten sonra suyunun çekmesi beklenir. Sonrasında yapılacak obje haline getirilerek astarlama ve ardından bir gün süren bisküvi fırınlama işinden sonra artık süsleme işine geçilebilir. Bütün bu işlemlerin uygulanması çok dayanıklı ve çok değerli bir eser haline getirir. Yapılan bu eserler böylece atalarımızdan bize miras olarak kaldığı gibi bizden de gelecek nesillere aktarılmaktadır.

Çini’nin Süslenmesi

Çocuklarla yapılan çini etkinliği için altyapısı olan bisküviyi biz hazırladık. Bu sanatının temel malzemesi olan ve başarılı bir ön hazırlığın sonunda ortaya çıkan bisküvi biraz pürüzlü bir yapıya sahip olabilir. Bu sebeple ilk olarak yapılması gereken bisküvinin bu pürüzlü yapısının giderilmesi için zımparalama işleminin yapılmasıdır. Zımparalama işleminden sonra pürüzsüz bir yapıya sahip olan bisküvinin süslenmesi için hazırlığa başlanır. Bisküvi üzerine uygulanacak olan desen belirlenir ve kağıt üzerine çıktısı alınır. Bu çıktı iğneli kalemle delinir. Delinen kağıt bisküvi üzerine yerleştirilir ve üzerine kömür tozu dökülür ve kömür tozunun deliklerden akarak bisküvi üzerinde desen oluşturması sağlanır.

Bisküvi üzerinde oluşan desene tahrirleme yani desen çizimi işlemi uygulanır. Desenin çiziminin ardından boyama işlemi için hazırlık yapılır. Boyama işleminde genellikle mavi ve kırmızı renkler kullanılırken hazırlanan desene göre farklı renkler de kullanılabilir. Kişiye özel çini yapımında kullanılan resimlere uygun renk kullanımı ile boyama işlemi bitirilir. Boyanmış olan eserler sır adı verilen bir madde ile tamamen kaplanır. Bu madde ile kaplandıktan sonra fırınlama işlemine geçilir.

Çini’lerin Tamamlanmasında Son Aşama

Tahrirleme işlemi ve desenlerin boyanması işleminden sonra sırla kaplanan çinilerin tamamlanmasında son aşama olarak fırınlama işlemi yapılır. Bu işlem oldukça hassas yapılmalıdır. Pişirilmesi olarak da adlandırılan bu aşamada sırla kaplanmış olan çiniler birbirine değmeyecek şekilde fırına yerleştirilir. Fırında yüksek sıcaklıkta pişirilen çinilerin soğutma işlemi yavaş yavaş yapılmalıdır. Hızlı soğuma çatlamaya sebep olabilir. Yaklaşık 24 saat kadar süren soğutma işleminin ardından çiniler hazır hale gelir. Bu etkinliklerde pek çok özel gün için ve kişiye özel olarak tasarlanan ve hazırlanan çiniler bulunmaktadır. Bunlar içerisinde yılbaşı hediyesi olarak hazırlanmış olan ve çocukların ailelerine verilen eserlerde de vardır. Bu eserlerde yılbaşı temalı bir resim ve altında da girilecek olan yeni yıl yazılıdır. Güzel ve etkileyici bir hediye vermek isteyenler için bu ürünler oldukça güzel bir seçim olarak değerlendirilebilir.

hemen-siparis-ver-1

Karakterinizi Yansıtan Çini Ürünlerimiz

Bir yüzü sırlı olarak hazırlanan ve pişirilen levhalara çini adı verilmektedir. Uzun yıllardır hediyelik eşya sektöründe oldukça çok tercih edilen ürünler arasında yer alan çini günümüzde farklı bir boyut kazanmıştır.  Kişinin karakterini yansıtan çiniler isteğinize bağlı olarak özel üretimle yapılmaktadır. Pek çok insanın gözdesi olan karakter yansıtan çini ürünlerimizde dağınık, düzenli, sakin, hırçın ya da uysal olduğunuz tasarımınızla beraber kendini yansıtıyor.

Teknoloji ve tasarımların değişmesiyle beraber çini üzerinde pek çok farklı motifi uygulama şansını yakalamaktayız. Hayalinizdeki tasarımları balçık üzerine aktarırken sizler için en kaliteli ürünlerin ortaya çıkmasını sağlamaktayız. Hediyelik eşya arayanlar için ideal olan ve fark yaratan çinilerle sevdiklerinizi mutlu etmeniz kaçınılmazdır.

Çini ürünlerimizin boyutları isteğinize bağlı olarak değişim göstermektedir. Renkler ve tasarım tamamen hayalinizdeki şekilde uygulanırken müşteri memnuniyetini gözeterek sizlere en uygun fiyatlı ve kaliteli hizmetin kapılarını aralamaktayız.

Çini modeli belirlerken belirli estetik yargılar içerisine sıkışmanız gerekmemektedir. Hayal ettiğiniz, olmasını istediğiniz veyahut sizin için değeri olan herhangi bir motifi bile kendine özgü sanatsallığıyla sizlere sunmaktayız.

Çini Yapmak Ne Kadar Zaman Alır?

Çini ürünlerimiz arasında uzun sürede hassasiyet ile yapılabilecek hediyelik eşyalar arasında yer almaktadır. Belirli bir zaman aralığında birkaç saat uğraşarak istenilen çininin elde edilmesi mümkündür. Profesyonel ekibimizle beraber çinilerinizi kısa süre içerisinde elinize ulaştırmak için yoğun çalışmalar gerçekleştirmekteyiz.

Çini İyi Bir Tercih midir?

Kişinin hediyesine hayal gücünü ve ruhunu kattığı her çini iyi bir hediye olacaktır.

Neden Çini?

Gelenekselliğin ve modernliğin buluşma noktası olan çinilerde sizler sevdikleriniz için kalbinizden kopan tasarımları uygulatmış oluyorsunuz. Hayalinizdeki soyutluğu somutlaştıran çini ürünlerimiz sevdiklerinizin evinin ya da ofisinin bir köşesinde yerini almaktadır. Bu gibi hediyelik eşyalarda şıklık kadar hediyenin ruhunun da değer taşıdığını unutmamak gereklidir.

Hediye ararken hediyeniz içerisinde kendinizden parçalar katmak istiyorsanız ideal seçiminiz çini olacaktır. Firmamız istenilen boyutlarda çini, çini abajur ve özel tasarım çiniler üretmektedir. Detaylı bilgi, hayalinizdeki tasarıma yol gösteriş, yardım ve aklınıza takılan çini hakkında her türlü soru için firmamızla iletişime geçerek gerekli cevapları alabilirsiniz.

hemen-siparis-ver-1

Süleymaniye Camisi’ndeki Güzellikler

16. yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılan cami, Kanuni Sultan Süleyman adına yapılmıştır. Mimarisinin ve iç güzelliğinin görenler tarafından büyük bir hayranlık uyandırdığı bu yapı Osmanlı mimari tarzında yapılmıştır. Çevresinde de hastane, hamam ve kütüphane gibi bazı yapılarda bulunmaktadır. Özellikle turistlerin büyük ilgisini çeken Süleymaniye Camisinde kullanılan çiniler İznik’ten getirilmiştir. Süleymaniye Cami çinileri renkleri ve desenleri bakımından insanı büyülemektedir.

Kanuni Sultan Süleyman’ın 4. Padişah olmasından dolayı camide 4 adet minare bulunmaktadır. Minarelerdeki 10 şerefe Kanuni Sultan Süleyman’ın Osmanlı İmparatorluğu’nun 10. Padişahı olmasından dolayıdır. Caminin içinde bulunan hat sanatları Hasan Çelebi tarafından yapılmış olup, içindeki motifler ve renkler dönemin izlerini taşımaktadır. 7 yılda tamamlanan cami İstanbul’un en güzel yerinde bulunan devasa bir tarihi anıttır.

Restorasyonda Ortaya Çıkan Çiniler

2007 yılında yapılan restorasyon çalışmaları sırasında, caminin bazı yerlerinde 463 yıl önce kullanılmış olan orijinal İznik çinilerine rastlanılmıştır. Şöyle ki 1960 yılında caminin içi çimento ile sıvanmıştır. O zamanlarda kullanılan bu teknikle cami soğuktan ya da sudan korunmak istenmiş olabilirdi. Ama zamanla dış etkenlerden dolayı sıvalarda dökülmeler ve kusmalar meydana gelmiştir. İşte bu nedenle eski yöntemin son teknoloji ile değiştirilmesi gerektiği için çimentodan temizleme işlemleri camide uygulanmıştır.

Bu uygulama sırasında tesadüf eseri fil ayaklarında çinilere rastlanmıştır. Çiniler üzerinde de hat yazılarına rastlanıldığından dolayı çinilere zarar verilmeden bu levhaların çıkarılması gerektiği düşünülmüştür. İstanbul Vakıflar Bölge Müdürlüğü bu zamanda konuya el koymuş ve Süleymaniye Cami çinileri koruma altına alınmıştır. Çinilerin ve hat yazılarının birlikte mi sergilenmesi ya da ayrı mı değerlendirilmesi gerektiği konu da karar aşamasında olan bir konu olarak gündeme gelmiştir.

Restorasyon çalışmaları sırasında ayrıca, aslan göğsü denilen yerde kalem işlerine de rastlanılmış olup, bulunan bu eserlerin tarihi değerlerinin de oldukça büyük olduğu saptanmıştır. Restorasyon bitiminde kalem işleri gelen ziyaretçilerin görmesi açısından gösterime sunulmuştur.

Süleymaniye Camisi’nin Sağlamlığı

Cami, bu güne kadar birçok deprem atlatan İstanbul ilinde hiçbir hasar görmeden hala ayakta kalan yapılar arasındadır. Caminin ve özellikle kubbesinin çok sağlam olduğu yapılan simülasyon çalışmaları sonucunda ispatlanmıştır. Tesadüf eseri ortaya çıkan Süleymaniye Cami çinileri ve kalem işlerinden başka daha ne gibi sürprizlerin bizleri beklediği de belli değildir.

Çini’de Kullanılan Renkler Nelerdir?

Çini çok eski dönemlerden beri hayatımızda olan bir sanattır. Osmanlı döneminde pek çok mimari yapıda, dekorasyon ürünlerinde kullanılmıştır ve halen yaygın olarak yapılıp satılmaktadır. Çini renkleri ise canlı ve parlak oluşları ile nam salmıştır. Çoğu çinide desenden çok renkler ön planda kullanılmaktadır. Osmanlı döneminde İznik ve Kütahya’da renkli sırlama teknikleri, çok renk kullanımı gittikçe yaygınlaşmıştır.

İznik Çinisi

İznik çini renkleri daha çok kırmızı ve beyaz hamur kullanılır. Kırmızı renginde sgrafitto, alip ve milet işi isimli 3 teknik bulunur. 14. ve 15. yüzyıllarda bu teknikler günlük kullanım çinilerinde kullanılmıştır. Milet işi ise beyaz astarlı, mavi-beyaz dekorlu bir tekniktir ve 15. yüzyılda neredeyse hep o kullanılmıştır. 15. yüzyılın sonlarına doğru renkler saydama doğru kaymaya başlamıştır. Mavi-beyaz çini desenleri, çiçekler, kıvrımlar yaygınlaşmaya başlamıştır.  1530 yıllarında ise mavi-beyaza soluk firüzen, mangan moru ve adaçayı yeşili eklenmiştir. Tabak ve kase yapımında bu renkler yaygın olarak kullanılmıştır. 16. yüzyıla gelindiğinde ise yeşil, firuze ve siyah ile kırmızı kullanılmıştır. Şeffaf sıraltında ise kabarık mercan kırmızısı hakim olarak çiçek motiflerinde kullanılmıştır. Bu tonlar özellikle türbe, cami ve medreselerde de kullanılmıştır.

Kütahya Çinisi

Kütahya çinisi 14. Yüzyılda İznik’ten gelmiştir. Özellikle 16. yüzyılda, İznik’te çok sık kullanılan koyu mavi tonu Kütahya Çini renkleri olarak adlandırılmıştır. 18. Yüzyıla gelindiğinse ise en çok parlak ve canlı renkler kullanılmıştır.

Çanakkale Çinisi

İznik ve Kütahya’dan daha az farklı Çanakkale Çini renkleri kullanılmaktadır. Bunlardan en göze çarpanları kırmızı, koyu sarı, koyu yeşil, kahverengi sırlardır. Özellikle 18. yüzyılda kobalt mavisi, süt beyazı, manganez moru gibi farklı tonlara da yer verilmiştir.

Renkli Sır

Çini yapımında oldukça önemli bir adım olan sırlamada  renkli sır da kullanılır. Bu türde en çok mavi, mor, firuze, yeşil, kiremit kırmızısı, beyaz, kahverengi ve siyah kullanılır. Eğer sahte minai tekniği kullanılacaksa lacivert sır üstüne renkli işlemeler yapılır. Özellikle mimari yapılarda firuze, sarı, beyaz ve siyah sırlı tuğlalar kullanılırken yazı şeritlerinde mavi, firuze ve beyaz renkleri ağırlıklı yer alır. 1539 yılında Şehzade Mehmed Türbesi’nde dönemin en popüler ve özgün deseni, yaprak motifi kullanılmıştır. Bu motifte sarı, yeşil, patlıcan moru, mavi, siyah ve beyaz kullanılmıştır. Mavi, yeşil ve firuzenin yanında pembe de kullanılması tatlı bir uyum sağlamıştır. Bu dönemde sarı daha az kullanılmıştır.

Çini’de Kullanılan Malzemeleri Nelerdir?

Çini, tarihi M.Ö. 3000’li yıllara, Karahanlılara dayanan bir sanattır. Özellikle mimari yapıların, dekorasyon eşyalarının, tabakların üzerinde sıklıkla görülür. Çini desen hayatımızın pek çok alanında kullanılır ve eşyalara farklı bir boyut kazandırır. Çini sanatında farklı teknikler bulunur, bu tekniklere göre kullanılan malzemeler de değişebilir. Sır altı boyama tekniği, perdah tekniği, mozaik çini tekniği, renkli sır tekniği şeklinde sıralanabilir. Örneğin perdah tekniği gümüş ve altın tozları kullanılarak tasarlanır. Bu teknikte saydam ve beyaz astar levhalar kullanılır. Diğer malzemeler şu şekilde sıralanabilir.

Ana Malzemeler Nelerdir?

Ana malzemeler kıl fırçalar, karo, çukur tabak ve renkli simler şeklindedir. Diğer kullanılan malzemeler 3 ana kısımdan oluşur.

Bunlar;

  1. Hamur
  2. Boya ve madeni oksitler
  3. Sır tabaka
  • Hamur

Çini hamuru temeli oluşturur. Kaolin yani arıkil, kuvars ve feldspat hammaddelerinin karışımından elde edilir. Bunlar dışında hamurda talk, boksit, şamot, mermer tozu, tebeşir ve kum gibi başka hammaddelerde kullanılır. Bu malzemelerin pişme süreleri, dereceleri ve bileşim miktarları çok önemlidir. Bu değerlere göre çini dışında porselen ve cam gibi türlerde de kullanılırlar. Hamur karıştırıldıktan sonra bir süre kuruması için beklenir.

  • Boya

Kullanılan boyalar ve renkler her devirde değişmektedir. O devrin kültürü, yapısı hatta ekonomik durumu boyaların değişmesine neden olur. Çini teknikleri de yine çağlara göre değişir. En çok kullanılan ton firuze yani turkuazdır. Türk kültürü ile bütünlenmiştir, mavi çoğu çini sanatında kullanılır. Devirler boyunca değişmeyen tek boya olma özelliğine de sahiptir. Turkuaz dışında kobalt mavisi, lacivert, mor, yeşil, sarı, kırmızı, siyah, beyaz gibi renklerde sıklıkla kullanılır. Bu boyalar tekniğe göre sır altına, üstüne veya her ikisine birden uygulanır.

  • Sır

Diğer bir malzeme sırdır, diğer adıyla ciladır. Hamur pişirilmeden önce üzerine sürülür ve eridiği zaman hamurun üzerini şeffaf bir şekilde kaplar, ona cam veya camımsı bir görünüm kazandırır. Koruyucu şeffaf tabaka olarak da adlandırılabilir, özellikle boyayı korur. Sır silis, kuvars ve kurşun oksitten meydana gelmektedir. Alkali ve toprak alkalilerin oluşturduğu silikat karışımların uygun sıcaklıkta eritilmesinden ve soğutulmasından meydana gelir. Sır üzerinde bulunduğu hamurla çok iyi bit uyum elde etmelidir. Kaliteli sır hamurun üzerinde çatlama ve kırılma yapmaz, parlak sır elde etmek için çiniyi uzun süre düşük sıcaklıkta pişirmek gerekir. Sırrın içine çinko katılırsa mat, maden oksitleri katılırsa renkli olur.

Desen Oluşturmak İçin Malzemeler

Çininin üzerinde farklı malzemeler kullanılır. Örneğin kara kalem ile çizilen beyaz bir kağıt, çininin üzeri bununla kaplanır ve çini yüzeyine aktarılır. Siyah boya ve kobalt kullanılarak model kontürleri de oluşturulabilir.

Çini Çamuru Nasıl Yapılır?

Çini Çamuru Nasıl Yapılır?
Seramik ve çini hamuru hemen hemen benzerdir. Kullanılan malzemeler ve yapısı çok değişiklik göstermez. Sadece pişirme dereceleri, süreleri ve malzemelerin karışım miktarları ile sonuç farklılaşır. Hamurlar ikiye ayrılır. Bunlardan biri gözenekli seramiktir. Gözenekli olduğu içinde içlerine konulan sıvıları sızdırırlar. Diğeri gözeneksiz seramik, diğer adıyla pekez ise tıkız hamurdan elde edilir. Yani daha yüksek ısıda pişirilir ve kalınlaşır, bu sayede sıvı sızdırmaz.

Çini Çamuru için Malzemeler

Çini çamuru elde etmek için malzemeler;

  • Silika
  • Soda
  • Kurşun

Çini Hamuru Hazırlanışı

Öncelikle tüm malzemeler iyice karıştırılır, öğütülür. Daha sonra bir bezden geçirilir. İznik’li, İran’lı ve Kütahya’lı ustalar soda ve silikayı büyük fırınlarda eritir ve öğütülmüş sodalı frit elde edilmiş olur. Bu noktada 2 seçenek yer alır. Bu seçeneklerden birincisinde, sodalı frit soğuk olarak öğütülmüş kursun oksit ile karıştırılır. Karışım soğutulup öğütüldükten sonra yeniden fırına verilir. Fakat ikinci yöntem daha yaygın ve başarılıdır. Bu yöntemde, frit fırınlar kullanılmaz, onun yerine fırın ateşlikleri içine yalaklar yapılır ve bu duvarlar 2-3 cm kalınlığındaki öğütülmüş ıslak kuvars ile kaplanır.

Silika, soda ve kursun karışımı sıvanmış yalağa dökülür, eritilir ve kalsine olması sağlanır. Soğutulduğunda ise cam görünümü elde edilir, tüm kuvars tanecikleri üstünden kazınır ve frit parçalar yıkanır, kırılır, yas öğütme ile öğütülür. Bu yöntem Kütahya’lı ustalar tarafından kullanılır. Artık %80 silika, %10 beyaz kil ve %10 cam frit ile hamur yapmaya hazırdır. Kil ısıtılır ve boza kıvamını alana kadar sulandırılır. Çamur topaklansın diye içine sirke veya üzüm sırası katılabilir.  Bu malzemeler çamurun içinde kullanılmasa bile astar karışımda kullanılabilir. Boza kıvamını almış olan çamur, öğütülmüş frit ile silikanın üzerine sürülür ve bu karışım yarım saat çiğnenir. En son suyunu iyice akıtana kadar kurumaya bırakılır.

    Adres

    Cevizlidere Mahallesi, 06580 Çankaya/ANKARA

    Telefon

    +90 542 243 25 58

    E-Posta

    info@reyhancini.com