Çini Yapım Teknikleri Nelerdir? | Reyhan Çini

Etiket Arşivi: Çini Yapım Teknikleri Nelerdir?

Çini’de Perdah Tekniği

Çini yapımı Anadolu Uygarlıklarından başlayarak tüm dünyaya yayılmış bir sanattır.

Çinicilik ile uzun yıllar dekoratif alanlarda sayısız eserler yapılmıştır. Çini yapımı tarihi çok eskiye dayanması nedeniyle günümüze kadar çini sanatında farklı teknikler geliştirilmiştir. Çinicilik her dönem kendisini geliştirerek günümüze kadar gelmiştir.

 

Çini yapımı ve Perdah Tekniği

Çini sanatının diğer boyama türlerinden çok daha üstün olmasının temel nedeni, bu sanat yapılırken kullanılan tekniklerdir. Çini yapımı sırasında uygulanan perdah tekniği de bunlardan birisi olup, son derece olumlu sonuçlar alınmasında etkilidir. Bir sır üstü tekniği olan perdah, aynı zamanda lüster ismiyle de bilinir. Selçuklular ve daha öncesinde kullanılmaya başlanan bu teknik, Osmanlılar zamanında çok daha profesyonel olarak yapılmaya başlanmış ve buna bağlı olarak ortaya çok daha özel ürünler çıkmıştır.

Bilindiği gibi çini porselen üzerine yapılan bir sanattır. Porselenler ise pişmiş çamurdan elde edilir. Perdah, bu çamurun oluşturulması sürecinde kullanılan bir tekniktir. Bundan dolayı porselenin içine kadar işlediği ve sıradan boyama işlemlerinden çok daha güzel bir şekilde göründüğünü söylemek kesinlikle yanlış olmayacaktır.

 

Seramik yapımında kullanılacak çamur özenli bir şekilde hazırlandıktan sonra fırınlanır ve pişmesi sağlanır. Bu aşamadan sonra ise çini perdah tekniği uygulanır. Bu teknik, porselenin istenilen renkte ya da saydam olan sır ile sırlanıp fırınlandıktan sonra özel süslemelerin yapılması işlemidir. Bu işlemde altın yaldızlı süslemeler veya gümüş rengi kullanılır. El ile yapılan özel çalışmalar sonrasında bir kez daha fırınlama işlemi yapılır. Bu aşamada ise seramikler tam olarak pişirilmez ve daha az hararetli bir fırına konulur. Dumanlı olan bu fırında seramikler bir süre kaldıktan sonra işlem tamamlanmış olur. Böylece özel olarak yapılan süslemeler, metalik bir görüntüye bürünür ve bu da ürünün genel görünümünü fazlasıyla etkiler. Madeni parlaklık kazandırılan ürünler, farklı alanlarda kullanılır ve kullanılan alanın havasını baştan aşağıya değiştirir. Bu sebeple çini yapımı günümüzde de yoğun ilgi görmektedir

Çini perdah tekniğinin çini yapımı kadar eski bir tarihi vardır. Günümüzde halen etkin bir şekilde kullanılır. Bu tekniğin en önemli özelliği kalıcı olması ve uygulandığı ürüne madeni bir görünüm kazandırmasıdır. Söz konusu durum ise çini yapılan ürünü fazlasıyla etkiler. Günümüzde bu tür ürünler, farklı mimari yapıların süslenmesi için kullanıldığı gibi ev veya işyerlerindeki ürünler üzerinde de kullanılabilir. Sitemizde yer alan bazı ürünlerde perdah tekniği kullanılmış olup, bunlardan istediklerinizi sitemiz üzerinden sipariş ederek, istediğiniz alanlarda kullanabilirsiniz.

Çini’de Ajur Tekniği

Yedi farklı maddenin yabancı maddelerinden ayrıştırılarak hamur haline getirilmesi çini sanatının ilk aşamasını oluşturur. Sonrasında çini ustaları tarafından diğer aşamalar da başarı ile gerçekleştirilmektedir. 12. yüzyıldan bu yana süregelen çini sanatı büyük bir sanattır. İfadenin güçlülüğü açısından başarıyı elde etmesi mucizevi bir şeydir.

Çini ustaları özellikle doğa ve geleneksel bilgi içeren ellerle uygulamaktadır. 16. yüzyıldan itibaren çok daha yaygın olarak sıraltı tekniği kullanılmaya başlamıştır ve bu teknik çamur reçetesine göre hazırlanarak hamur oluşturulur. Hamur şekillendirilmesi üzerine astar sürülür ve kurutulur. Çini de ajur tekniğine sıra gelir. Pişirilen çini tasarımı pürüzsüz bir yüzey elde edilerek ajur tekniği ile delinir. Hazırlanan desenler kömür tozu ile yüzeye aktarılır. Yani tahrirli bölgeyi siyah boya fırçası kullanılarak çizmek mümkün olur. Sonraki aşamada boyanır. Son olarak seramiğin üzeri sır ile kaplanır ve 950 derece sıcaklığa sahip fırında ikinci kez pişirme işlemi gerçekleştirilir.

Çini süslemelerinde pek çok modern çizim ve inançları simgeleyen geometrik semboller de bu sanatta işlenmektedir. Sanatın işlenmesi ve süslemelerin bitkisel ürünlerle zenginleştirilmesi aynı zamanda hayvan figürlerinin değişik renk pozisyonları oluşturularak işlenmesi oldukça önemlidir.

Ajur Aşaması Nasıl Yapılır?

Çini sanatında işleme yapılacak olan ürünün hazır hale getirilmesi ile birlikte boyama ve işleme geçmeden önce öncelikle desen oluşturulmaktadır. Astarlanmış olan ürün bu yöntemle işlenmeye başlanabilmektedir. Öncelikli olarak motif bir kağıt üzerine delikler oluşturularak çizilir ve bu delikler daha sonra uygulamanın yapılacağı maddenin üzerine lacivert veya siyah boyalar ile geçirilir. Daha sonra desenin oluşturulması tamamlanır ve süslemesi işlenmeye devam eder. Ajur tekniği motifin ve desenin işlenmesi açısından en önemli yöntemlerden bir tanesidir.

Çini de ajur tekniği kullanılarak tüm yüzeylere uygulaması gerçekleştirilebilir ve kusursuz sonuç elde edilebilmesi mümkün hale gelir. Ajur tekniği uygulandıktan sonra boyama aşamasına geçilir ve en son olarak yüzeye tamamen boyamanın yapılması ve sırlama işlemi sonrasında fırınlama tekrar yapılır. En iyi şekilde ve en son olarak çini tamamlanmış olur. Çini ustaları tarafından çini uygulamalarında kullanılan yöntemler, teknikler, aşamalar ile ilgili detaylı bilgiler sizlere verilir ve işlem sırasında bu yöntemleri teker teker kullanarak en iyi çini tasarımlarını oluşturabilirsiniz.

Ebruli Çini Nasıl Yapılır?

Geçmiş tarihimizin bize yadigâr en önemli şeyi nedir diye bir sorsak mesela, çoğu kişinin “sanat” diyeceğinden eminiz. Elbette atalarımızın başarıları, bize emanet ettiği bu toprakları, değerlerimizi yadsımıyoruz. Bu soruyu soyut anlamda sorduğumuzda, gelecek cevaplarının çoğunun sanat olacağı şüphesiz. Çünkü geçmişten günümüze birçok muhteşem sanat dalı, hala icra edilmektedir. Bunlardan biri de Ebru Sanatıdır. Ebru; kendi içinde birçok bölüme ayrılır. Battal ebru, Gelgit ebru, Bülbülyuvası ebru, taraklı ebru, Çiçek ebru, Şal ebrusu, Hatip ebrusu, Çift baskılı ebrular, Hafif ebru, Kumlu Kılçıklı ebru adında eşitli kolları vardır.

Ebru sanatının ilk kez ne zaman ve nerede ortaya çıktığı hala bilinmemektedir. Bu konudaki kaynaklar yetersiz kalmaktadır. Kaynağı belirsiz olsa bile, eski tarihlerden beri sıkça kullanılan bir görsel sanattır ebru.  Renklerin su ile dansı diyebiliriz kısaca ebru sanatı için. Teknik olarak tanımı ise şöyledir; kitreyle yoğunlaştırılmış su üzerine tezyini kâğıt ile resim yapma sanatıdır. Bir diğer yadigâr el sanatımız ise Çini sanatıdır. Çini, toprağın pişirildikten sonra şekil verilip kap-kacak, tabak, vazo, sürahi vb. eşyalar üretilmesine dayalı bir el sanatıdır. Ebru ve çini sanatları, günümüzde hala aktif olarak kullanılmakta ve hemen hemen tüm il belediyelerinin açmış olduğu halk merkezlerinde, bu sanatların ücretsiz eğitimleri verilmektedir.

Son yıllarda çok ilginç bir akım başladı. Yeni nesil Türk sanatçılarımız Çini sanatı ve ebru sanatını birleştirerek, ortaya ebruli çini adı altında yeni bir görsel sanat çıkardı. Kulağa çok ilginç gelen bu yeni sanat akımı, uluslararası platformlara taşındı ve inanılmaz ilgi gördü. Gelin, ebruli çini nasıl yapılır, ona kısaca değilenelim. Genelde kâğıt veya bez üzerine uygulanan ebru sanatının, çini pano ve vazolar üzerinde uygulanmasıdır. Bu yeni sanat yorumunu, eserlerinde uygulamaya başlayan sanatçılara, özellikle yurtdışından inanılmaz bir ilgi gösterilmekte ve bu eserleri kapış kapış satılmaktadır. Türk tarihinin bu 2 önemli sanat dalını, aynı çatı altında buluşturmak, gerçekten büyük bir yaratıcılık örneğidir. Ve görünen o ki, ebruli çini sanatı gelecek dönemde, daha da yaygınlaşacaktır.

 

Çini’de Lüster Tekniği

İslamiyet’in yayılması ve insanların refah seviyelerinin artmasıyla birlikte farklı sanat dalları ortaya çıkmış ya da mevcutlar biraz daha geliştirilmiştir. Seramik süslemede kullanılan Lüster tekniği de bunlardan birisi olup ilk defa Abbasiler döneminde görülmüştür. Irak civarında uygulanmaya başlanan bu teknik, çinicilik alanında gelişmiş olan Türkler tarafından da kullanılmıştır.

Anadolu Selçuklu Devleti ile birlikte Türklerin de kullanmaya başladığı tekniğin, farklı alanlarda kendini gösterdiği görülmektedir. Anadolu Selçuklu Devleti’nden sonra ise beyliklerde daha sonra ise günümüzde kullanılmaktadır.

Lüster olarak bilinen teknikte yer alan sır üzerindeki boyaların renklerinin ve parıltılarının adeta bir altını andırması, bu tekniğe olan ilginin daha fazla olmasına neden olmuştur. Abbasilerle birlikte yaygınlaşmaya başlamış ve Endülüs Devleti ile birlikte Avrupa’nın farklı noktalarında görülmeye başlanmıştır. Daha sonra ise Kuzey Afrika başta olmak üzere dünyanın farklı noktalarında görüldüğünü söylemek yanlış olmayacaktır.

Lüster Tekniği Nedir?

Çinicilik ve seramik süslemede kullanılan Lüster tekniği, adını kullanılan boyalardan almıştır. Sır üzerine uygulanan bakır ve gümüş oksit içeren boyaların bıraktığı etki, yanardöner şeklindedir. Batıda Lustre olarak bilinen teknik, dilimizde ise Perdah olarak kullanılmaktadır. Oldukça zahmeti olan bu işlem, uzun sürmektedir. Seramikte kullanılan hamurun bazen 2 bazen ise daha fazla fırınlanması dahi gerekebilir.

Buradaki temel amacın seramiklere daha güzel bir görünüm kazandırmaktır. Bunun için Lüster (cila) tekniğini doğru bir şekilde uygulanması gerekmektedir. Temelde iki fırınlamanın olduğu tekniğin uygulandığı kısım ikinci fırınlamadır. Burada maden oksitleri sır üzerine sürülür ve harareti daha az olan bir fırınlama işlemi daha yapılır. Böylece sürülen metal oksitler kaplama şeklini alır ve seramikte altın, gümüş parıltısı elde edilmiş olur.

Lüster tekniği içerisinde kullanılan renklerin genellikle beyaz olduğu görülmektedir. Fakat farklı çalışmalarda altın rengi, kehribar rengi, turkuaz ve mavi rengin de görünüme zenginlik katmak amacıyla kullanıldığına sıkça rastlanmaktadır. Bunların haricindeki renklerin ise daha az kullanıldığı söylenebilir. Bazı müzelerde bulunan seramiklerde bu tekniğin kullanıldığı görülmektedir.

Çini’de Desen Çizim Teknikleri

Anadolu Selçuklu Dönemi üzerinde en popüler sanat dalları arasında bulunan çini sanatı, Türk mimarisinde hayatımızın içerisinde yerleşmiştir. Dış süsleme ile kullanılan çini desen çizim teknikleri, Osmanlı Dönemi’nde tüm sanat eserlerinde kullanılmıştır.

Köşk ve saraylarla beraber türbelere kadar pek çok mimari tasarımın içerisinde bulunan çini sanatı, günümüzde de aynı popülaritesini devam ettirmektedir. Mimari yapıtlar üzerine güzellik katılmak istenildiği zaman akla gelen sanat dalı olarak bilinen çini sanatı vazolardan kolye uçlarına kadar kendisini en iyi şekilde yansıtmaktadır. Meraklıları konusunda hala eğitimleri verilen çini sanatı başlangıç olarak Karahanlılar gün ışığına çıkmıştır.

Zaman geçtikçe diğer Türk devletlerine yayılarak ilerleyen çinicilik, renklerin muhteşem ahengini en iyi şekilde yansıtabilmektedir. Sanatçının zevk ve yaratıcılığının eseri olarak bilinen çini sanatı, zahmetli bir sürecin sonrasında ortaya çıkmaktadır. Desenlerinden renk durumlarına kadar doğanın muhteşem yansıması olan bu eserler herkesin evinde kullanılmaktadır.

Çizim Teknikleri

Çini sanatının yapımı sırasında kullanılacak olan teknikler farklılık göstermektedir. Bu farklı uygulamalar, pişmiş toprağın aldığı şekle göre değişmektedir. Bu teknikler sırlamaya dayalı olan tekniklerdir. İlk olarak sırlama yapılır daha sonra ise sır uygulanır. Tam tersi olması durumunda ise sır altı tekniği kullanılmaktadır.

  • Lüster Tekniği
    Madeni renk durumlarını elde edebilmek için kullanılan bir çini çizim teknikleri olarak bilinmektedir.
  • Minai Tekniği
    Tek renk olarak bulunsa da desen kullanılmayan çinilerin çizim teknikleri olarak bilinir.
  • Lacvardina Tekniği
    Tek renk olmasının yanında desenli olan çiniler için kullanılan tekniktir.

Mimari eserler üzerinde ulvi bir anlam kazandıran yazılar, desenler üzerinde kullanılan bitkisel motiflerle de estetik olarak bütünlük sağlamaktadır. Klasik pano desenlerini inceleyerek bize özgü olarak yer alan çini sanatımızın gelişimi ve değişimi konusunda bu adresten bilgi sahibi olabilirsiniz.

Sizde pano desenlerini en iyi şekilde uygulayarak atalarımızdan gelmiş olan bu güzel mirası gelecek nesillere kolayca ulaştırabilirsiniz. Klasik pano desen tekniklerini öğrenerek orijinallerine uygun ve estetik motiflerle kullanabilirsiniz. Kültür mirasımızı en iyi şekilde yaşatarak yeni nesillere ulaştırabilirsiniz. Atalarımızın kalacak olan gelenek ve göreneklerini en iyi şekilde yansıtabilirsiniz. Siz de desen çizme kurallarına uygun şekilde hazırlayabilecek, farklı düzenlemelerle özgün desenler oluşturabilirsiniz.

Çini’de Dımdık Nasıl Yapılır?

Yüzyıllardır insanların gözlerine ziyafet çeken çini sanatında boyama teknikleri de büyük önem taşımaktadır. Peki diğer boyama teknikleri gibi darbeli boyama olarak da adlandırılan çinide dımdık nasıl yapılır?

Osmanlı döneminde mimari eserlerde kullanımına önem verilen çini sanatının günümüzde yine mimari eserlerde kullanılsa da daha çok tabak, çanak ya da vazo gibi aksesuarlarda kullanımı daha yaygındır.

Çini’de Boyama Teknikleri

Esere can veren ve ruhunu yansıtan en önemli faktör boyamadır. Sanatçı kendi ruhsal durumunu da ifade eden boyamada birçok boyama tekniği kullanabilir. Düz boyama, darbeli (dımdık) boyama ve serbest boyama gibi teknikler çeşitlendirilebilir.

Dımdık Boyama

Darbeli boyama olarak da adlandırılan dımdık boyama en çok sabır ve emek isteyen boyama tekniklerindendir. Sanatçı kullandığı fırçayı esere nokta nokta dokundurarak renk verir. Boyama fırçasının ucu ile motiflerin içleri de bu şekilde boyanabilir. Diğer tekniklere göre boyama işlemi daha uzun süreceğinden sabır edilmesi gerekmektedir.

Çiniciler samur ve kıl fırçaları ile tahirlenen eserlerini boyamaya çalışırlar. En önemli işlemlerden birisi olan boyama eserlerinin son durumunu ve en dikkat çeken bölümü olan boyama işlemini ne kadar göze hoş gelecek şekilde yaparlarsa o kadar dikkat çekecektir. Sanatçıların kullandıkları motifler ve renkler genel olarak sanatçının ruhunu yansıtmaktadır. Kullanılan motiflerin ve renklerin daha kolay algılanabilmesi için basitleştirilmesi gerekmektedir.

Genel olarak çini boyama işleminde siyah, yeşil, kırmızı ve kobalt mavisi kullanıldığı gibi nadir olarak kahverenginin de kullanıldığı görülmüştür. Genel olarak canlı renklerin tercih edildiği çinide siyah motif içlerinde kullanıldığı nadir olarak görülmüş olsa da çoğu zaman kontur yapılabilmek için kullanılmıştır. Kobalt mavisinin değişik tonları da motiflerde kullanılmıştır.

Kullanılan boyama tekniklerinden en önemli ve en çok emek isteyen dımdık tekniği gözün musikisi çini sanatını canlandırır.

Son zamanlarda kullanımının ve çiniciliğin azaldığı günümüzde yapılan eserlere büyük önem verilmektedir. Az sayıda yapılan bu eserlerin insanlara daha çok ulaşması gerekmektedir. Devletin destekleriyle yapılan ücretsiz kurslarla birlikte bu sanatı icra etmek isteyen insanların daha çok desteklenmesiyle sanatçıların artması ve bu sanatın bizlere ulaşması sağlanmaktadır.

Çini’de Sırüstü Tekniği

Çini sanatının tekniklerinden birisi olan sırüstü, çok uzun yıllar önce uygulanmaya başlanmıştır. Günümüzde halen kullanılan bu teknik ile çok özel ürünler ortaya çıkmaktadır. Çini sırüstü tekniği, günümüzde tamamen el emeği ile yapıldığı gibi, seri bir şekilde de yapılmaktadır. Çıkartma uygulaması ile bu teknik kullanılmakta ve daha hızlı işlem gerçekleştirilmektedir.

Bu tekniğin uygulanmasındaki ilk adım, çamurun pişirilmesidir. Sıraltı tekniğinde olduğu gibi burada da iki defa fırınlama işlemi yapılır. Hazırlanan çamura hiçbir boya işlemi uygulanmadan fırına sürülür ve biraz kıvam alması sağlanır. Kıvam alan pişmiş çamura saydam olmayan sır uygulanır. Bu işlemden sonra ise süsleme bölümüne geçilir ve hazırlanan çamurun üzerine farklı renklerle motifler işlenir. Bu işlemler tamamlandıktan sonra ise perdah da denilen fırınlama işlemi yapılır. Böylece işlem tamamlanmış ve çiniler hazır hale getirilmiş olur. Bu işlemde porselen boyalar kullanılır.

İki defa fırınlama işleminin yapılıyor olması, çini sırüstü tekniği için kullanılan boyaların önemi çok fazla arttırmaktadır. Çünkü fırınlama esnasında kullanılan boyalar yüksek ısıya maruz kalır. Eğer bu ısıya dayanamayan boyalar tercih edilirse, perdah işleminden sonra yapılan çalışmaların bozulması söz konusu olacaktır. Günümüzde kobalt mavisinin bundan dolayı çok fazla tercih edildiği söylenebilir. Geçmişe nazaran teknolojinin gelişmesine bağlı olarak ısıya dayanıklı boya konusunda, ustaların daha fazla alternatifi vardır. Bu alternatifler ise çini çalışmalarında nispeten biraz daha özgürlük sağlar.

Çini sırüstü tekniği, ilk olarak Selçuklular tarafından kullanılmıştır. Yapılan eserlerde bunları görmek mümkündür. Fakat bu tekniğin zirveye ulaştığı dönem olarak Osmanlılar gösterilebilir. Osmanlılar zamanında çok daha başarılı ve etkili bir şekilde yapılan çininin, en önemli aşamalarından birisi bu teknik olmuştur. Mimari yapıların önemli bir kısmının süslenmesinde, sırüstü tekniğini görmek mümkündür.

Çini sanatının baskın renginin mavi olmasının temel nedenlerinden birisi de yukarıda bahsedilen çift fırınlama işlemidir. Bununla birlikte yeşil ve kırmızının da kullanıldığı söylenebilir. Sitemizde yer alan ürünleri incelediğinizde, bunu daha net bir şekilde görebilirsiniz. Tamamen el emeği olan ürünler hakkında daha detaylı bilgi almak ve sipariş vermek için sitemiz üzerinden bize ulaşabilirsiniz.

Çini’de Sıraltı Tekniği

Çini yapımı sırasında kullanılan farklı teknikler vardır. Bunlardan birisi de sıraltı adı verilen tekniktir ki, en iyi ve en kalıcı tekniklerden birisi olarak kabul edilir.

Diğer tekniklerden farklı üstünlükleri olduğundan dolayı, çini yapımında çini ustaları tarafından yoğun olarak kullanılır. Bazen tek başına kullanılacağı gibi bazen de farklı tekniklerle kullanılır.

Çini Yapım Aşamaları

Bilindiği gibi çini sanatının farklı aşamaları vardır ve bu aşamaların başında çamurun pişirilmesi gelir. İşte sıraltı tekniği bu aşamada yapılır. Hazırlanan çamur biraz pişirilir ve bisküvi kıvamını alır. Yani tam olarak sertleşmez. Bu aşamada özel olarak hazırlanan porselen boyaları ile boyama yapılır. Sır çekme işleminin bu aşamada yapılmasından dolayı boyalar bir süre sonra görünmez. Tekrar pişirilen çamur, bu defa sertleşir. Böylece boyalar tekrardan gözükür. Bu işleme sıraltı denilmesinin nedeni de tam olarak budur.

Çini Boyama

Çini yapımında kullanılan bu teknikte kullanılan boyalar, yukarıda da bahsedildiği gibi özel olarak geliştirilmiş olup, sıradan boyalar değildir. Yüksek ısıya dayanma gücü olan boyaların bu aşamada kullanılması gerekir. Aksi durumda, ikinci fırınlama işleminden sonra boyalar özelliklerini yitirecek ve çini sanatı, tam bir hayal kırıklığıyla sonuçlanacaktır. İkinci fırınlamada, çekilen sır saydam bir görüntü almakta ve altındaki boya görünür hale gelmektedir. Bunun temel nedeni, yüksek ısıya dayanımdır. İşte bu noktada ısıya dayalı renkler merak edilmektedir. Bunların başında ise kobalt mavisi gelir ki, çini yapımı ile belki de en fazla kullanılan renktir. İşte bu rengin güzelliğinin dışında, kullanılmasının bir başka nedeni de bu durumdur.

 

Çini Renkleri

Geçmişte kullanılan tekniklerin temelinde, teknolojinin daha az yer tutmasından dolayı, farklı renklerin oluşturulması çok kolay olmamıştır. Kobalt mavisinin hoş görünümü, porselen ile muhteşem uyumundan dolayı sıraltı tekniği uygulanırken çok fazla alternatif aranmamıştır. Fakat diğer tekniklerde, yeterince renk seçeneği olduğu söylenebilir.

 

Çini yapımı sırasında bu işlemi uygulayan ustaya göre farklı kalitede olabilmektedir. Tamamen el emeği olması ve ciddi bir tecrübe istemesinden dolayı durum bu şekildedir. Sitemizde bulunan ürünleri, alanının en iyi ustaları yapmakta ve sizlerin beğenisine sunmaktadır. Farklı çini çalışmalarında görebileceğiniz bu tekniğe sahip ürünleri, sitemizden alabilirsiniz.

Çini’de Lacvardina Tekniği

Anadolu Selçuklular başta olmak üzere tarihteki farklı devletlerin kullandığı süsleme sanatları tekniklerinden olan Lacvardina tekniği, çinilerin daha özel bir görünüme kavuşması için kullanılmaktadır. Bu alanda kullanılan bir diğer teknik olan Minai ile benzerlikler gösterse de bazı farklılıkları bulunmaktadır.

Bu teknikte sır üstü boyama da kullanılır ve bu sayede ilgili seramiğe biraz daha desen verilir. Tekniğin kullanıldığı çinilere bakıldığında bazılarının büyük parçalardan oluştuğu görülürken mozaik şeklindeki çinilerde de bu tekniğin uygulandığına rastlanmaktadır. Özellikle Selçuklular da mozaik şeklindeki çininin daha fazla kullanıldığını söylemek yanlış olmayacaktır. Mozaik sayesinde Selçuklu eserlerinde geometrik bir süsleme görülmektedir. Özellikle Konya’da bulunan Karatay Medresesi ve Alaaddin Camii, bunun en güzel örnekleri arasında yer almaktadır.

Lacvardina Tekniği ile İlgili Bilinmesi Gerekenler

Lacvardina tekniği incelendiğinde iki defa fırınlama olduğu görülecektir. Bu fırınlamaların ilkinde astar sonrasında kullanılan sır boyanın tamamen kuruması ve forma işlemi hedeflenirken diğerinde ise sır üstü boyanın kalıcı hale gelmesi sağlanmaktadır. Bu tekniğin uygulanış şekli şu şekildedir:

Öncelikle hamur elde edilir ve bu hamurun form alması sağlanır. Burada önemli olan husus, ilgili ustanın yeteneğidir. Bu aşamadan sonra ise astar kullanılarak oluşturulan ürüne ilk rengi verilir. Astarlama işleminden sonra kurutma yapılır ve bunun özenli bir şekilde yapılması gerekir. Aksi durumda, bir sonraki işlem olan opak sır uygulamasında sıkıntılar yaşanacaktır.

Astardan sonra tam olarak kurutma gerçekleşir ve opak yani örtücü sır ile tamamen ürün kaplanır. Bu aşamadan sonra ise sır içi boya ile süsleme yapılır ve ürün fırınlanır. Buradan alınan ürün bu defa da sır üstü boyama ile desen kazanması sağlanır. Böylece işlem tamamlanmış olacaktır.

Mozaiklerde kullanılan Lacvardina tekniği de benzer şekilde uygulanır fakat ortaya çıkan sonuç mozaiğe bağlı olarak nispeten daha farklıdır. Normalde bir levhadan oluşan çini, pişirilmeden önce küçük parçalara ayrılır. Böylece mozaik elde edilmiş olur. Daha sonra işlemler uygulanır ve elde edilen ürünler farklı alanlarda süsleme amacıyla kullanılır. Selçuklu ve bölgedeki diğer devletlerden kalan eserler incelendiğinde, bu tekniğin kullanıldığı görülecektir.

Çini’de Minai Tekniği

Seramik süslemede kullanılan farklı tekniklerden birisi olan Minai, geçmişte bir süre kullanılmış olup daha sonra ise ortadan kalkmış yani kullanılmamıştır. Minai tekniği, 12. yüzyılın ikinci yarısından itibaren İran çevresinde uygulanmaya başlamış ve daha sonra bölgeye yayılmıştır. Fakat 13. yüzyılın ortalarına doğru tekniğin kullanımında ciddi bir azalma görülmüştür.

Desen kullanılmayan bir teknik olarak da tanımlanan Minai, Selçuklu Devleti’nde bulunan ustalar tarafından da kullanılmıştır. Nasıl yapıldığına dair farklı tanımlamaların olduğunu görmek mümkündür. Bu teknikte öncelikle kabın bazı kısımlarının yeşil, mor ve diğer renklerle boyandığını ve böyle fırınlandığını, daha sonra ise eritici madde ile karıştırılan boyalarla süsleme yapılarak tekrar fırınlandığını belirten kaynaklar vardır.

Minai tekniği, tarihte uzun bir süre kullanılmadığı için uygulanış şeklinin nasıl olduğuna dair farklı iddialar vardır. Son yıllarda yapılan araştırmalarda ise mavi ve yeşilin sır içi renkler olduğu diğerlerinin ise sır üstüne uygulanarak fırınlandığı görüşü hakim olmaya başlamıştır.

Minai Tekniği Nedir?

Çinicilikte kullanılan Minai tekniği, süslemenin farklı şekilde yapılması olarak da ifade edilebilir. Yapılış aşamaları incelendiğinde iki defa fırınlama işlemi olduğu görülecektir. Öncelikle hamur elde edilir ve daha sonra bu hamur bir forma kavuşturulur. Yani şekil verilir. Daha sonra ise form haline dönüşen hamur astarlanıp kurumaya bırakılır. Kurutma işlemi tamamlandıktan sonra ise Opak yani örtücü sır kullanılır. Bu aşamadan sonra ise sır içi boyalar kullanılarak süsleme yapılır. Süsleme bittikten sonra, ilk fırınlama işlemi gerçekleştirilir. Böylece işlemin önemli bir kısmı tamamlanmış olur.

İlk fırınlama işlemi bittikten sonra elde edilen ürün kullanıma hazır olmasına karşın tekniğin son bölümü ile elde edilen ürünün daha özel bir görünüm kazanması sağlanacaktır. Minai tekniği için bu bölüm çok önemlidir. Bu bölümde mine boya kullanımı ile yaldız süsleme işlemi yapılmaktadır. Daha sonra ise sır üstü pişirim için fırınlama işlemi tekrarlanır. Böyle işlem ve tekniğin uygulanması sona ermiş olur.

Burada bahsedilen teknik genel olup farklı şekillerde uygulandığı da bilinmektedir. Özellikle şeffaf olanlardaki sır uygulamalarına dair net bilgiler bulunmamakta ve tekniklerin biraz daha farklı uygulandığı tahmin edilmektedir.

    Adres

    Cevizlidere Mahallesi, 06580 Çankaya/ANKARA

    Telefon

    +90 542 243 25 58

    E-Posta

    info@reyhancini.com