Editör | Reyhan Çini

Tüm İçerik: Editör

Çini Sırı Nasıl Hazırlanır?

Çini sanatında sırlama en önemli adımlardan biridir, çünkü ortaya çıkmasında büyük rol oynar. Sır çini yüzeyinin daha parlak, düzgün görünmesini sağlar. Her sır çeşidi çininin yüzeyine farklı teknikler ile sürülebilir. Burada en önemli nokta çini yüzeyinin temiz olmasıdır, çünkü toz sırın çini yüzeyine kaplanmasına engel olur.

En yaygın kullanılan ve başarılı sonuçlar veren teknikte bir kompresörle üflenir ve nemli bir süngerle silinir. En sık yapılan hata ise çini yüzeyinin gelişi güzel silinmesidir. Bir kasenin içi suyla doldurulmalı ve süngerle sık sık silinmelidir. Su ise çininin büyüklüğüne ve suyun renk değişime bağlı olarak değiştirilmelidir. Süngerin her darbesinden sonra suya batırılarak temizlenmesi çok önemlidir, pürüzsüz bir zemin bu şekilde hazırlanır. Süngerdeki suda iyice sıkılmalıdır, hafif nemli olması yeterli olacaktır. Bu işlem sayesinde çininin üzerinde toz kalmaz, kuruduktan sonra yine toz kalmış mı diye kontrol edilebilir.

Çini Sırı Nasıl Hazırlanır?

Sırlama önemlidir çünkü seramik ve çini sanatlarının ayrılmasında da büyük rol oynar. Sırlanmış, süslü yüzeyler çini olarak adlandırılır. Yüksek kaliteli bir sır elde etmek için çok fazla faktörün bir arada kullanılması gerekir. En iyisini elde etmek için çok fazla deneme yanılma yapmak gerekir, pişirim atmosferi homojen olan fırınlarda hazırlamak çok önemlidir. Hazırlık aşamasında uygun bileşenler karıştırılır, fırına verilir ve cama benzer bir yapı elde edilir. Hammaddeler ve katkı maddeleri değirmende öğütülür, inceltilir ve homojen bir bulamaç haline getirilir.

Çini Sırı Hazırlanırken Nelere Dikkat Edilmeli?

Sır hazırlarken bazı noktalara çok dikkat edilmelidir.

Bunlar;

  • Pişirme esnasında erimesi gerekmektedir, bu yüzden düşük liküdüs sıcaklığı kullanılır.
  • Sıvı alkali ve asit ile çözünmemesi gerekmektedir
  • Sır yüzeyinde delikli kabarcıklar olmamalıdır, pürüzsüz görünmelidir
  • Çizilme, çatlama ve kırılmaya karşı dayanıklı olmalıdır

Çini Sırı Hazırlarken Kullanılan Malzemeler

Sır yapımındaki en önemli malzeme kuvarstır. Kuvarstan sonra erime noktasını düşürmek için kullanılan flaks isimli metal oksitler gelir. Bu oksitler amacı, silisin içindeki kovalent bağları parçalamak ve ergime noktasına düşürmektir.

Bu oksitler şu şekilde sıralanabilir;

  • Bazik oksitler: PbO, K2O, Na2O, CaO, BaO, MgO, SrO, Li2O. Renkli sırlarda ise CaO, CuO, FeO, NiO, MnO ve CdO oksitleri kullanılır.
  • Amfoter oksitler: R2O2, Al2O3, Fe2O3, Sb2O3, Mn2O3 ve Cr2O3
  • Asit oksitler: SiO2, SnO2, ZrO2, B2O3, TiO2, UO2 ve CeO2

Bu kimyasal bileşenlerin isimleri ise mürdesenk, sülyen, kurşun karbonat, üstübeç, borokalsit, kolemanit, pandermit, üleksit ve mermer şeklinde sıralanabilir.

Hammadde Seçerken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

  • Kaliteli bir sır için en önemli nokta, doğru hammadde seçimidir. Bu noktada dikkat edilmesi gerekenler;
  • Kimyasal bileşimin doğru olması
  • Maliyet
  • Hammaddenin çıkarıldığı ve bulunduğu yer
  • Hammaddenin depolanma şartları (nemli havada olmamalı, kuru havada depolanmalı)
  • Yoğunlukları, yumuşaklıkları, sertlikleri
  • Çevreye etkisi

Kullanılan Yardımcı Katkı Malzemeleri

Düzgün bir yüzey elde edebilmek için elektrolitler kullanılır. Elektrolitlerde akışkanlığı sağlayanlar NaOH, Na2, CO3, sodyum silikattır. Kuruyan sır tabakasının çiniye yapışmasını sağlayan ise karboksi metil selülöz gibi organik yapıştırıcılardır.

Çini Sırı Renklendirme

Sırlar saydam olabileceği gibi renkli de olabilir. Bunun için renk veren oksitler veya özel hazırlanmış boyalar kullanılır. Bunlara örnek CuO, Cu2O. Bu bileşenlerde Pb’li olanlar yeşilin tüm tonlarını olmayanlar mavinin tüm tonlarının ortaya koyar. Borlu sırlarda ise turkuaz rengi çıkar. FeO, Fe2O3, Fe3O4 bileşenler ise oksitleyici atmosferdeyse sarı, kahverengi, şarap kırmızısı redükleyici atmosferde gri, koyu gri ve mavi renkleri ortaya çıkar. CoO ve Co2O3 bileşenlerinde açık maviden laciverte kadar ton bulunur, genelde kristal sır hazırlamak için kullanılır. Cr2O3 yüksek sıcaklıkta yeşil renk oluşmasını sağlarken MnO2 kahverengi ve mor renklerinin oluşmasını sağlar. SnO2 ise en pahalı ama en tanınmış örtücü malzemedir. Fakat yerini zirkona bırakmıştır.

Sır Türlerine Göre Hazırlık

Sır farklı türlere sahiptir ve bu türlere göre malzeme, pişirme tekniği değişiklik gösterir. Örneğin mat sırda ucuz olduğu için ZrO2SiO4 kullanılır, zirkon ateşle çok uyumlu olmadığı için çok ince öğütülmelidir. Zirkom dışında baryum sülfatta matlaştırmak için kullanılabilir. Kristal sırda çinko, krakle sırda da kuvars kullanılır. Ham sırlar fritleme işlemine gerek duyulmadan hazırlanır. Genelde 1200 derece ve üstündeki fırınlarda eritilirler. Tuz sırları ise odun, kömürlü veya akaryakıtlı fırınlarda 1200-1300 derecede eritilir, fırının içindeyken içine tuz atılır. Tuz pişirme esnasında buharlaşır ve çamurdaki silis, alüminyum oksitle birleşir. Bu sayede sodyum alüminyum silikatı yani cam oluşur. Çamurun içindeki renge göre de sırın rengi değişir.

Özel Tasarım Çini Kase

Eski zamanların köklü bir el işçiliği sanatlarından oldukça zahmetli ve uzun uğraşlar sonucu ortaya çıkan çini işlemeciliğini özel yapım çini kase olarak siz değerli müşterilerimizin hizmetine sunuyoruz. İstediğiniz detayları bize ilettiğiniz takdirde zevkinize uygun ve şık tasarımların ortaya çıkacağına inanıyoruz. Yaklaşık 15 yıldır Reyhan Çini olarak sektörde çeşitli alanlarda hizmetlerde bulunduk ve müşterilerimizin her ihtiyacına uygun bir şekilde cevap vermeye çalıştık. Sonuç olarak yaptığımız her işte sanatı ve estetiği tarzınız doğrultusunda değerlendirerek kişiye özel çini konseptinde sizlere sunuyoruz. 

Sevdiklerinize ev hediyesi olarak manevi değeri yüksek ve aynı zamanda uzun bir emek sonucunda ortaya çıkan özel tasarım kase modellerimizden istediğinizi seçerek armağan edebilirsiniz. Eminiz beğendiğiniz hediye yüzyıllar öncesinden günümüze kadar gelmiş ve el işçiliği sonucunda ortaya çıkan çini sanatı olduğu için oldukça hoş karşılanacaktır.    

Kişiye Özel Çini Kase Yapım Aşamaları
Reyhan Çini olarak bizlerden istediğiniz ebatlara uygun kaseleri ve tasarımları söylediğiniz takdirde hemen çalışmalara başlıyoruz. En başından çalışmanın tamamlanmasına kadar kat ettiğimiz aşamalar şu şekilde olmaktadır;

  • Kişiye özel çini konseptinde istediğiniz boyutlarda kase ürünlerini temin ediyoruz. Boyutlara uygun ürünler piyasada bulunmazsa çalışmalarımıza bisküvi denilen çini alt yapısından başlıyoruz. Bu sayede çeşitli tekniklerle şekillendirilmiş olan kaselerin yüksek derecede fırınlarda pişirilmesini sağlıyoruz.
  • Bisküvi işleminin tamamlanmasının ardından çini yapımına hazır hale gelmesi için kuruması gereken ürünleri bir süre bekletiyoruz.
  • Müşterilerimizin bizden istediği desenleri eskiz kağıdına aktarıp çıktı olarak alıyoruz.
  • Özenle ve dikkatle iğne uçlu kalemlerle eskiz kağıdında desen delme işlemini tamamlıyoruz.
  • Desen delme işleminden sonra seçilen modeli özel tasarım kase ürünlerine sabitleyip kömür tozu ile gezdirerek eskiz kağıdından aktarıyoruz.
  • Kişiye özel çini modelimiz kaseye belli belirsiz geçeceği için her ihtimale karşı fırça ile desenin üzerinden geçiyoruz. Bu sayede tahrirleme işlemlerini de tamamlamış oluyoruz.
  • Ardından müşterimize ürünün mevcut halini fotoğraflayıp hangi renkleri kullanmamız gerektiğini soruyoruz. Onay alındıktan sonra özel yapım çini kase tasarımımızın boyama işlemlerine başlıyoruz.
  • Boyama tamamlandıktan sonra çini kase üzerinde renkler mat görüneceği için fırınlama aşamasına geçiyoruz.
  • Fırınlama da bittikten sonra ortaya istediğiniz tasarıma uygun ve son derece canlı renklerden oluşan kişiye özel çini kase ürünümüz çıkmaktadır.

Görüldüğü gibi son derece uzun ve zahmetli aşamalardan geçen çini sanatının kase ile buluştuğu eşsiz tasarımlarımıza sahip olmak için web sitemizde belirtilen iletişim adreslerimizden bize ulaşabilirsiniz.

Çini Kase Fiyatları

Köklü bir geleneğin günümüz zevkiyle harmanlandığı ve sizin zevkinize uygun kişiye özel çini kase modellerimizden sipariş vermek ve detaylı fiyat bilgilerine ulaşmak için iletişim adreslerimizden faydalanabilirsiniz. Bizlere ulaştığınız takdirde istediğiniz ürünlerin ebatları ve tercih ettiğiniz model doğrultusunda siz değerli müşterilerimize gereken her türlü fiyat bilgisi ayrıntılı olarak anlatılacaktır.

Selçuklu ve Beylikler Çağı Çinileri

İlk baskısı 1 Temmuz 2008 tarihinde yapılan Anadolu Toprağının Hazinesi Çini Selçuklu ve Beylikler Çağı Çinileri adlı bu kitap Rüçhan Arık ve Oluş Arık tarafında yazılmıştır. Bu kitap, Selçuklu ve beylikler döneminde kaplama malzemesi olarak kullanılmaya başlayan ve sonrasında önemli bir süsleme sanatı olarak kullanılan çini sanatının ele alındığı ilk kitaptır. Kazılarda bulunmuş pek çok çini örneğinin ilk kez yayınladığı bu kitap pek çok bilgi ve fotoğrafa ev sahipliği yapıyor.

Türkçe ve İngilizce olarak iki farklı dilde basılan bu kitabın İngilizce çevirisi WordSmith Advertising, Daniel Auger, Mirabeau Higgins, Jonh Ash tarafından yapılmıştır.

Kitap daha çok akademik araştırma yapan kişilerin faydalanabileceği bir kaynak olarak karşımıza çıksa da çini sanatının tarihi ile ilgilenen kişiler için de altın değerinde bilgiler taşımaktadır.

Anadolu Toprağının Hazinesi Çini Selçuklu ve Beylikler Çağı Çinileri Kitabı İçeriği

Kitabın başlangıcında okuyucuya bilgi vermek amacı ile oluşturulan Sunuş bölümünün ardından Selçuklu ve Beylikler döneminde çini yapımında kullanılan malzemeler, teknikler ve fırınlara dair bilgiler verilmiştir. Sonrasında çini sanatının tarihçesi anlatılmış olup Anadolu Selçukluları ve beyliklerde dini ve kamusal alanlarda çini sanatının nasıl kullanıldığına değinilmiştir.

Levha çinileri, duvar kaplama tasarımları ve fırınlama teknikleri hakkında detaylı bilgilerin aktarıldığı bölümün ardından Kubad Adab Selçuklu çinilerinin bileşimi ve teknoloji anlatılmıştır. Kitabın son bölümünde ise Anadolu Selçuklu Saraylarında Çini başlığı altında, Anadolu Selçuklarından kalma mimarilerde çini sanatının nasıl kullanıldığı, bu levhaların özellikleri ve teknikleri hakkında detaylı bilgiler verilmiş olup fotoğraflar ile zenginleştirilmiştir.

Kitap, özellikle Alaeddin Keykubad tarafından yaptırılan Kubad Abad Sarayı’nın depolarında bulunan çini levhalar hakkında çok önemli bilgiler vermektedir. Bu çinilerin fotoğraflarını ilk kez bu kitapta bularak detaylı bilgilere sahip olabilirsiniz.

Kitapta, Rüçhan Arık ve Mehmet Oluş Arık’ın dışında bu alanda yetkin kişilerin makalelerine de yer verilmiştir. Kubad Adab Selçuklu Çinilerinin Bileşimi ve Teknolojisi başlıklı bölümün altında Prof. Dr. Zehra Yeğingil ve Cardiff Üniversitesi profesörlerinden biri olan Prof. Dr. Ian C. Freestone’dan makalelere yer verilmiştir. Bunun dışında Selçuklu Devri Levha Çinilerinde Form, Duvar Kaplama Tasarımlarına Yönelik Tespitler ve Fırınlama Sonrası Yapılan Bazı İşlemler bölümü altında Dr. Rüstem Bozer’in makalelerine ulaşabilirsiniz. Son olarak ise kitabın Selçuklu ve Beylikler Devri Çinilerinde Malzeme, Teknik ve Fırınlara Dair Bazı Tespitler bölümünde Yardımcı Doç. Dr. Muharrem Çeken’in makalelerine rastlamanız mümkündür.

Rumi Desenli Pano

Çini sanatının en önemli motiflerinden bir tanesi Rumi desendir. Ürünlerimiz arasında yer alan büyük boy Kahverengi pano, içerisinde Rumi desenle barındırır. Kahverengi ve mavi renk tonlarının ahengi ile Rumi deseninin bir araya gelmesi ile ortaya göz alıcı bir eser çıkmıştır. Kahverengi pano üzerinde bulunan Rumi desenle kuşların kanatlarını ve gövdelerini temsil etmektedir.

Rumi Deseni Nedir?

Rumi deseni, hayvansan kaynaklı olduğu düşünülüp daha sonra bitkisel formlarda görülen, çini sanatının süslenmesinde oldukça sık karşılaşılan bir motiftir. Rumi deseni, çizilişlerine göre çeşitlilik gösterir. Düz rumi, sencide rumi, hurdeli rumi, sarılma rumi ve dendanlı yani dilimli rumi pano olarak süsleme sanatında farklılık gösterir. Rumi deseni Türk kültüründe görülen sanatlarda çok önemli bir yere sahiptir. El sanatları ve çiniler rumi desenin en sık görüldüğü yerlerdir.

Türk Sanatı ve Rumi Deseni

Türk sanatında pek çok süsleme tekniği vardır ve bu tekniklerin her biri ayrı ayrı birer süsleme sanatı olarak değerlendirilecek kadar derinliğe sahiptir. Türk sanatının en önemli süsleme sanatlarından biri olan Rumi deseni, geçmişten günümüze sanat eserlerinde karşımıza çıkmış olup süsleme sanatının her dalında kullanılmıştır.

Ülkemizde çini sanatının en önemli süslemelerinden olan Rumi desenini pek çok el sanatı ve mimari yapıda görmek mümkündür. Sivas’ta bulunan Gök Medrese, Buruciye Medresesi, Konya Sahip Ata Türbesi, Konya Karatay Medresesi, Konya Sırçalı Medrese hem çini sanatının hem de çini üzerine işlenen Rumi desenin en göz alıcı örneklerini görebileceğiniz mimari yapılar arasında yer almaktadır.

Rumi Desenin Kuralları

Türk sanatı kapsamında hazırlanmış olan süsleme motifleri belli kurallar dahilinde işlenir. Rumi desende de bu kuralları görülür. Rumi desenlerin en önemli kurallarından bir tanesi bir diğer süsleme motifi olan Hatai ile aynı dal üzerinde kullanılmamalarıdır. Her iki desenin dalları birbirinden ayrıdır.

Rumi desenlerde kıvrımlı hatlar ve dairesel hatlar kullanılır. Bu hatlar üzerine çizilen Rumi desenlerin aynı yöne bakması gerekir. Bu kuralın bozulabileceği tek durum simetrik düzenlemeler ya da tepeliklerde görülen çıkışlardır.

Rumi desende oluşturulmuş olan saplar ya da bu saplardan çıkan ayrımlar hiçbir zaman boş bırakılmaz. Bu noktalara kompozisyona uygun olarak agraf, tepelik ya da düğümler yerleştirilir.

Rumi pano motifleri hayvansal ve bitkisel formlarının yanı sıra geometrik formların da sıklıkla kullanıldığı bir desendir. Bu desenlerin çizilmesinde iskeletin çıkarılması önemlidir. Böylece daha düzgün bir çizim yapma imkânı elde edilir.

İslam Kültüründe Seramik ve Cam Sıvı Kapları Kitap İncelemesi

Osmanlı Dönemi’nde seramik ve cam sıvı kapların üretimi, kullanımı ve biçimlerin sınıflandırılması başlıklarının işlendiği kitap Parandis Tayar tarafından yazılmıştır. Bu kitap özellikle İslam kültürünü kabul eden devletlerin seramik ve cam sıvı kapları hakkında detaylı bilgiler vermiştir. Bu konuya ilgi duyan herkesin kullanabileceği önemli bir kaynaktır. Kitap içerisinde önemli bilgilerin verilmesinin yanı sıra İslam devletlerinde bu zamana kadar kullanılmış olan seramik ve cam sıvı kaplarının örnekleri gösterilmiştir. Bu örneklerde özellikle Osmanlı zamanında ortaya çıkan eserlerin işlemeleri göze çarpmaktadır. Birbirinden farklı desenler ve değerli taşlar ile donatılmış olan eserler, Osmanlı’nın ihtişamını bir kez daha gözler önüne sermektedir.

İslam Kültüründe Seramik Kapların Kullanımı

Yemek yemek, insanların hayatını devam ettirebilmeleri açısından hayati öneme sahiptir. Dolayısıyla yemek kültürü de oldukça gelişmiştir. Yemek kültürü insanlık tarihi kadar eski bir kültürdür. Tarih boyunca yemek kültürü, yaşanan coğrafi bölgeye, topluluğun konar göçer olmasına, tarım ya da hayvancılık ile geçinmelerine kadar pek çok faktöre bağlı olarak değişerek gelişim göstermiştir. Şu an ziyaret edilen müzelerde görülen eserlerde bu yemek kültürlerinin ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır. Seramik kapların kullanımı özellikle uygarlıkların gelişimi ve yaşayış biçimleri hakkında önemli bilgiler verir. Emevi Dönemi’nden Osmanlılara seramik kaplar sürekli kullanılmıştır.

Yemek kültürünün gelişmesi ile özellikle tabaklarda bu gelişim sanat anlamında da kendini göstermiştir. Kitapta yer alan örneklere bakıldığı zaman çeşitli seramik kapların üzerinde bulunan işlemeler yemek kültürüne verilen önemi gözler önüne sermiştir.

Osmanlı Döneminde Sıvı Madde Kapları

Osmanlı döneminde sıvı madde kapları üç ana başlıkta toplanmış olup bu başlıklarda kendi içinde farklı eşyalara ayrılmıştır. Sıvı taşıma ve saklama kapları; fıçılar, küpler, mataralar ve zemzemlikler olarak ayrılır. Sıvı sunum kapları; ibrikler, sürahiler, şişeler, vazolar, testiler, kahdevan ve çaydanlık olarak ayrılır. Son olarak Sıvı Tüketim Kapları; bardaklar, maşrapalar, kupalar, kahve fincanları, kadehler, kaseler ve kaşıklar olarak ayrılır.

Osmanlı’da her kabın kendine özgü bir kullanım şekli vardır. Bu kullanım şekilleri kapların formlarının bile değişmesinde etkili olmuştur. Şişeler, ibrikler ve sürahiler başta olmak üzere sıvı maddelerin koyulduğu eşyalar onlarca farklı formda karşımıza çıkar. Bu formlarda işlevlerine göre farklı yerlerde kullanılabilir.

Eşyalar günlük kullanım eşyaları ve özel kullanım eşyaları olarak ayrılır. Osmanlı’da özellikle özel günlerde kullanılan eşyalara çok değer verilirdi. Günümüze kalan eserlerde görülen değerli taş işlemeleri verilen önemin bir kanıtıdır.

Rumi Desenli ve Yarı Değerli Taşlarla Özel Tasarlanmış Çini Tabaklar

Rumi Desen Türk süsleme sanatında İslamiyet’in yayılmasından bu yana yaygın olarak kullanılıp, günümüzde de etkilerini sürdürmektedir. Ürünlerimizden bir tanesi olan Mavi ve kahverengi Rumi Desenli Tabak da bu güzel motifin etkilerini taşımaktadır. 40 cm’lik Rumi motif işlemeli tabağımızın süslenmesinde aynı zamanda bakır ve yarı değerli taşlar da kullanılmıştır. Siz değerli müşterilerimizin beğenisine sunduğumuz bu tabak oldukça nadide bir üründür.

Rumi Motif Nedir?

Süsleme sanatı, insanlığın var olduğu ilk yıllardan beri kendini göstermiş olup, ilk insanların mağara duvarlarına çeşitli figürler çizmesi ile başlamıştır. Daha çok bitkisel ve hayvansal kaynaklı olan bu figürler yüzyıllar içinde gelişerek bazı isimler almış ve dünya üzerindeki pek çok kültür tarafından benimsenmiştir. Rumi, Türk süsleme sanatında var olan ve hayvansal kaynaklı olduğu ileri sürülen motife verilen isimdir. Türk süsleme sanatında tek başına çok büyük bir yere ve öneme sahip olan Rumi motifi günümüzde de değerini korumaktadır.

Rumi desen motifi çiziliş biçimlerine göre çeşitlilik göstermektedir. Dilimli, yalın, sarmalı, müsenna, çiçekli, işlemeli, med-cezir, parçalı gözlü, rumi içinde rumi, muharrel ve sencide, gibi pek çok çeşidi vardır. Bunun yanı sıra kullanış amacına göre de; tek iplik rumi, iki iplik rumi, üç iplik rumi, ayırma rumi, ortabağ rumi ve tepelik rumi olarak ayrılmaktadır.

Rumi motifi kendi başına çok değerli bir süsleme sanatı olsa da hatai gibi diğer süsleme sanatları ile birlikte de kullanılabilir.

Türk Süsleme Sanatı’nda Rumi Motifin Yeri

Rumi desen motifi tarihi İslamiyet öncesi zamanlara dayanmaktadır. İslamiyet öncesinde hayvansal figürler için; kuyruk, gaga ya da kanat gibi unsurların yerine kullanılmıştır. Türklerin İslamiyet’i kabul etmesinin ardından Rumi motifi, hayvansal etkilerden yavaş yavaş sıyrılarak daha çok bitkisel etkiler taşımaya başlamıştır. Bu durum Rumi motifi üzerine pek çok tartışmaya neden olsa da Rumi motifinin hayvansal kökenli olduğu kabul edilir.

Türk tarihinde Rumi desenli motiflerin ilk örneğine Uygur Türkleri zamanında rastlanmıştır. Dokuzuncu ya da onuncu yüzyıllara dayanan Bezeklik Freskleri’nde karşımıza çıkan Rumi motifi burada bir deniz ejderinin kanatlarında görülmüştür.

Rumi desenli motiflerin etkileri Anadolu’da da oldukça fazla görülmüştür. Zaten adını Anadolu anlamına gelen “Rumi” kelimesinden almıştır. Bu motif Anadolu Selçuklularından bu yana özellikle kitapların bezenmelerinde yaygın olarak kullanılmıştır. Fakat bu motif Karahanlılar, Abbasiler, Memlükler ve Endülüs Emevileri başta olmak üzere pek çok devler tarafından kullanıldığı için yalnızca Anadolu’ya mâl etmek yanlış bir tutumdur.

Eşsiz Abajur Tasarımlarımızı Gördünüz mü?

Genel dekorasyon zevkinize uygun en estetik parça, çini abajur modeli evini önemseyen tüm ziyaretçilerimiz için ürettiğimiz eşsiz ürün. Özel desenlerin, güzelliği ile aydınlatmaya ayrı bir boyut kazandırın. Işık tasarımı birçok kişinin es geçtiği konuların başında geliyor oysa iyi bir ışık tasarımı güzelliğin anahtarıdır ve güzelliğin bir diğer anahtarı ise sunduğumuz ürün sayesinde sizlerle buluşuyor. Siz değerli müşterilerimize her zaman en özgün tasarım ürünlerini sunuyoruz. Siz hala evinizle mükemmel uyumu yakalayacak, karakterinizle, genel tasarım çizgini güzelleştirecek çini ürünlerimizi keşfetmediniz mi? O zaman gerçekten vakit kaybediyorsunuz içeriklerimiz arasında gezinerek, rahatlıkla aradığınız ürünü, bilgiyi, kişiye özgü tasarımları bulabilirsiniz.

Eşsiz Abajur Tasarımı

Her tasarım da kendimizi biraz daha geliştiriyor, daha özgün, daha keskin çizgiler çıkartıyoruz. Ortaya çıkardığımız çini abajur tasarımı ürünlerinde genel olarak çiçek motiflerini tercih ediyoruz çünkü kurduğumuz örüntüler, abajur içinde tasarımın dağılımının planlanması ve tasarımın hayata geçirilmesiyle ortaya gerçekten büyüleyici eserler çıkıyor. Elbette sadece çiçek motifi ile sınırlandırmıyoruz, diğer tasarımlarımızı keşfetmek için sunduğumuz tasarım ürünleri arasında gezinebilirsiniz çünkü her zaman en eşsiz ürüne ulaşmak için en kolay yol reyhancini.com üzerinden geçiyor. Şimdi en hızlı şekilde bizlere ulaşın, hayal ettiğiniz ürünü, tasarımı bizlere anlatın, sizin için en özgün çalışmayı ortaya koyalım. Sadece sizde bulunan özel ürünle, yaratıcı bir dizayn stili oluşturun.

Güzelliği Yakalamak İçin Bu Harika Fırsattan Yararlanın

Çini abajur tasarımları genel olarak kişiye özgü olarak üretilmektedir. Kişinin istediği tasarım şekli, detaylı bir şekilde dinlenir, ortaya taslaklar çıkartılır. Taslak çizimlerin ardından en iyi olanlar, hayata geçirilir. Ürün size ulaştığı zaman tek yapmanız gereken doğru odaya yerleştirmek olacaktır. Salonunuz, yatak odanız, mutfağınızla uyumlu olacak tasarım ile her zaman en estetik görüntüyü yakalayabileceğinizde emin olabilirsiniz. Tam uyum için yapmanız gereken yerleştireceğiniz odanın genel bir renk dağılımını çıkarmak olacaktır. Çini abajurunuzu tasarlatırken, odanızın renk dağılımı ile uyumlu olacak renkleri seçmeniz, daha iyi bir görünüm için avantaj sağlayacaktır. Reyhan Çini ile en güzel ürünlere sahip olmak tamamen sizin elinizde bizlere 7 gün 24 saat ulaşabilirsiniz.

Sgrafitto Tekniği Nedir? Nasıl Yapılır?

Çini sanatı icra edilirken birçok teknik kullanılıp çiniler en güzel hale getirilmektedir. Kullanılan teknikler seneler öncesinden gelmesine rağmen orjinalliğini ver gerçekçiliğini hala korumaktadır. Zamanında müthiş bir emek ile ortaya çıkarılan tekniklerin üstüne günümüzde ekleme yapılma ihtiyacı duyulmamaktadır. Bu teknikler arasında bulunan bir kazıma tekniği ile çini sanatı daha da güzel ve etkili bir hale gelmektedir.

Sgrafitto Tekniği

Çini sanatında kullanılan sgrafitto tekniği, kelime anlamı olarak kazıma anlamına gelmektedir. Seramiklerin yüzey kısımlarının süslenebilmesi adına kullanılan bu teknik, sanat severler tarafından büyük bir ilgi görmektedir. Bu kadar büyük bir ilgi görmesinin sebebi, alışılagelmişin dışında olmasıdır. Ortaya çıkan büyüleyici ve abartılı görüntü bakan kişiler için son derece şaşırtıcı olmaktadır. Sgrafitto tekniği ile yapılan eserler, görkemli duruşları sayesinde oldukça sık tercih edilebilmektedir.

Sgrafitto tekniği, Rönesans zamanlarında ortaya çıkmış ve ünlü sanatçılar tarafından ilgi görmüş, tercih edilmiştir. Bu teknik ilk olarak binaların dış yüzeylerinde, saraylarda ve özel yapım eserlerde kullanılmaya başlanmıştır. Kullanılış amacı ise dışarıdan bakıldığında ortaya çıkan detaylı görünüşler olmaktadır. Bu teknik ile ortaya bir eser koyduktan sonra meydana gelen sonuçlar herkes için büyüleyici olabilmektedir. Esere ne kadar çok ilgi verilip, dikkat edilirse beğenilme oranı da artışa geçecektir. Sgrafitto tekniği kullanmak yapılan sanat eserlerine, çinilere çok farklı bir boyut kazandırdığı için senelerdir merak konusu olmuştur.

Sgrafitto Tekniği İşleyişi

Öncelikli olarak başlanması gereken nokta, eserin ne tür bir kilden yapılacağını belirlemektir. İnce olan killer çok daha iyi kullanılmaktadır. Çünkü ufak noktalarda dahi pürüzsüz bir yüzey imkanı sunmaktadır. Bu tekniği ilk defa kullanacak kişilerin öncelikli olarak düz yüzeyler ile başlaması en doğru karar olacaktır. Tabak, bu iş için en uygun başlama eşyasıdır. İşlem kısmı sonra erdirildikten sonraki adım kurutmaya bırakmaktır. Kurutma işlemi büyük bir titizlik ile tamamlandıktan sonra sırada sıraltı kullanma işlemi gelecektir.

Çalışmaya en uygun rengi seçmek eseri daha da güzel bir hale getirecektir. Boya işlemi tamamlandıktan sonra tekrardan kuruma işlemine bırakılması gerekmektedir. Kuruma tamamlandıktan sonra, kazıma yapabilmek için uygun bir tasarım belirlenmektedir. Bu tasarımı parçaya direkt olarak geçirmek yerine öncelikli olarak bir kopya kağıdına çizilmelidir. Ardından kopya kağıdı parçanın üstüne konularak tasarım parçaya en iyi şekilde işlenmektedir. Son aşama olarak ise keskin bir alet kullanılarak kazıma yapılır. Kazıma yapılırken sırlamayı oradan alıp çıkarmak en doğru yöntem olacaktır. Yapılan tasarımın üzerine ufak dokunuşlar yapılarak yerler iyice belirlenmektedir. Son işlem olarak bir fırça ile yüzeylerdeki talaş süpürülür.

Lale Desenli Özel Tasarım Çini Tabak

El sanatlarında sıklıkla kullanılan lale motifi, Türk kültüründe oldukça önemli bir yere sahiptir. Şiirden çiniye, cam süslemelerinden halı ve kilim desenlerine, medreselerin süslenmesinden mescitlere kadar pek çok alanda karşımıza çıkan lale motifi sıklıkla kullanılır.

Ürünlerimizden bir tanesi olan Kırmızı Benekli Mavi Yapraklı Lale Desenli Tabak, lale figürünün belirgin bir şekilde kullanıldığı bir üründür. Beyaz zemin üzerine mavi çizgilerin çizildiği lalelerden oluşan bu desen adeta bir görsel şölen sunar. Beyaz, mavi ve yeşil renklerin ahenk içinde dans ettiği bu rölyefli tabak, Türk sanat kültürünü yansıtan bir eserdir. 1560 – 1575 yılları arasında Osmanlı’da kullanılan lale ve yaprak desenli orijinal tabak 40 cm büyüklüğündedir.

Lale Figürü Ne İfade Ediyor?

Lale desenli figür, Türk kültüründe ve İslam aleminde farklı anlamlar taşımaktadır. Türk kültüründe aşk, nezaket, zarafet ve güzelliği ifade eden lale Tasavvuf ilminde ise Allah’ın birliğini temsil eder. Lale yapraklarının yukarı doğru açılması dua etmeyi ifade eder.

Lale desenli figür her rengi ile farklı bir anlam yansıtmaktadır. Sarı, sevgi ve hoşgörüyü, kırmızı aşkı, beyaz ise saflık ve temizliği, pembe ise sadakat ve şefkati ifade eder.

Türk Sanatında Lale Figürü

Lale figürü Türk sanatında oldukça önemli bir yere sahiptir. Küçük el sanatlarından büyük mimari eserlere kadar hemen hemen her sanat dalında lale figürünü görmek mümkündür. Lal figürünün Türk sanatında kullanılması Selçuklu dönemine kadar dayanır. Selçuklulardan bu yana Anadolu’da pek çok alanda kullanılan lale figürü çok önemli sanatçıların çok önemli eserlerinde de yer almıştır.

Başta İstanbul olmak üzere pek çok camii, anıtsal bina ve sanat eserinde lale figürü kullanılmıştır. Günümüzde en bilinen lale figürü Selimiye Camii’nde bulunan ters laledir. Bunun yanı sıra Topkapı Sarayı’nda bulunan Yemiş Odası’nın duvarlarında, Rüstem Paşa Camii’nde, Üsküdar Atik Valide Camii’nde ve Sokullu Camii’nde lale motifli çiniler göze çarpar.

Lale’nin en çok kullanıldığı sanat dallarından bir tanesi de ebru sanatıdır. Bunun yanı sıra minyatür sanatında da özellikle Levni’nin eserlerinde lale figürleri dikkat çeker.

Lale desenli figür çini üzerine yapılan işlemelerde de çok sık kullanılır. Çinilerin üzerinde bulunan lale motifleri işlenen kompozisyonlardan bağımsız olarak farklı renklerde işlenmiştir. Çinilerde kullanılan bu motifler eğer göz hizasında olacaksa küçük göz hizasından uzakta olacaksa büyük çizilmiştir. Bu büyüklük çinilerin göz hizasından uzaklığına bağlı olarak büyür.

Lale figürü Osmanlı’da da sıklıkla kullanılmıştır. Özellikle Kanuni Sultan Süleyman zamanında kullanılan tombak miğferlerde, günümüzde Topkapı Sarayı’nda sergilenen silah koleksiyonlarında bulunan at miğferlerinde de lale figürü görülmektedir.

Haliç Deseni İbrik ve Kase Modellerimiz

Haliç Deseni İbrik ve Kâse ürünlerimizin arasında en gösterişli olanlardan bir tanesidir. Mavi rengin hâkim olduğu bu üründe kırmızı desenler de kendini göstermektedir. Helezonik çizgilerin üzerine küçük çiçek motifleri ve yaprak desenlerinin işlendiği ibrik ve kâse çok şık bir görünüm sergilemektedir. Beyaz ibrik ve beyaz kâse üzerine mavi işlemler olan ibriğin boyutu 50 cm uzunluğundadır.

Haliç Deseni Nedir?

Haliç işi olarak da bilinen Haliç Deseni, 17. Yüzyıl’da İstanbul’da bulunan Haliç civarında kurulan çini atölyelerinden çıkmış olan eşyaların genel adıdır. Haliç işi genellikle spiral bir düzlem üzerinde dallara yapışık olarak betimlenen küçük çiçekler, filiz örmeler ve yapraklardan yapılan bezemelerin hâkim olduğu bir motiftir.

Haliç işi, helezonik yani sarmal yapılır motiflerdir. Bu helezonik anlatımın semazenlerin sema ritüelini tasvir ettiği düşünülmektedir. Ayrıca bu motife ilk kez Haliç’in eteklerinden çıkarılan eserlerde rastlanmıştır. Bunun için haliç deseninin detaylarında Haliç deseninin saklı olduğu görülmektedir.

Osmanlı’da İbrik

Temizliğin sembollerinden biri olan ibrik, Ortaçağ zamanından bu yana kullanılan bir eşyadır. İbrik, Anadolu Selçuklularından bu yana önemli bir yere sahip olduğu için Türk sanat tarihi için de önemli bir ürün olmuştur.

İbrik, temizliğin simgesi olmasının yanı sıra tutumlu olmanın, ibadet etmenin ve ötesinde büyüklere saygı göstermenin bir sembolü olarak karşımıza çıkar. Türk saraylarında sultanın temizlik işlerinden sorumlu olan İbrikdarlar, ibriğin önemini göstermektedir.

Nar Desenli Çini Kase

Nar Desen, Anadolu Selçuklu Dönemi mimarisinde ve el sanatı ürünlerinde sıklıkla karşımıza çıkan bu motif , süsleme sanatında önemli bir yere sahiptir. Kaseler, çiniler ve duvar oymalarında sıklıkla karşımıza çıkan bu motif her şeyin öncesinde bereket ve bolluğu ifade ettiği için hemen hemen her toplumda yüzyıllar boyunca kullanılmış ve kullanılmaya devam etmektedir.

Ürünlerimiz arasında bulunan siyah kırmızı nar desenli kâse 1530 – 1535 yılları arasında İznik’te kullanılmış olup orijinal bir üründür. Beyaz kâse üzerine kırmızı desenin hâkim olduğu nar figürlerinin işlenmesi ile oluşturulmuştur. Desenler ilk gün ki canlılığını korumayı başarmış olup ince bir el işçiliğinin ürünüdür.

Nar Motifi Ne İfade Ediyor?

Nar, binlerce yıldır sadece Türk kültüründe değil pek çok kültürde bolluk ve bereketin simgesi olarak kullanılmış olan bir figürdür. Özellikle İran, Mezopotamya, Doğu Akdeniz ve Ege kültürlerini konu alan kaynaklarda sıklıkla sembolize edilen nar deseni bolluk ve bereket dışında doğum, ölüm ve hayat gibi olayları da simgelemektedir.

Nar deseni ve figürü, Antik Mısır’da da sıklıkla kullanılmıştır. Ölümden sonraki hayata inanan Antik Mısırlılar ölülerin yeniden dirileceğine ve ikinci yaşama inandıkları için insanlar nar ile gömerlermiş. Bu da narın ne kadar önemli bir yere sahip olduğunun bir başka göstergesidir.

Anadolu topraklarının en eski uygarlıklarından bir tanesi olan Hititler ’de de nar figürünün çok önemli bir yere sahip olduğu görülmektedir. Öyle ki Hititler, tarım tanrılarını sembolize ederken bolluk ve bereketin bir diğer simgesi olan buğday ile birlikte nar figürünü kullanmışlardır.

Türk Süsleme Sanatında Nar Motifinin Önemi

Nar, binlerce yıl öncesinden bu yana pek çok kültürde bolluk, bereket, hayat, doğum ve ölümü ifade etmek için kullanılan bir sembol olmuştur. Süsleme sanatında oldukça bir yere ve öneme sahiptir.

Nar figürü, diğer kültürlerde olduğu gibi Türk kültüründe de sıklıkla kullanılan bir figür olarak karşımıza çıkar. Kimi zaman bir cami duvarında kimi zaman saray duvarında kimi zaman da bir kâse üzerinde karşımıza çıkan nar motifi pek çok araştıramaya konu olmuştur.

Türk süsleme sanatında nar motifi hemen hemen her alanda kullanılan bir motiftir. Nar motifi ilk kez Uygur Dönemi’nde yapılan bir duvar resminde görülmüştür. Yapılan incelemeler sonucu kısmen bozulan bir resmin dini bir kompozisyonu ifade ettiği anlaşılmıştır. Buradan anlaşılacağı gibi nar motifi yalnızca dekoratif süslemeler için değil dini semboller içinde de sıklıkla kullanılmıştır. Uygurların ardından Selçuklu döneminde özellikle İran ve Suriye bölgesinde sıva üzerine renkli boyalar ile nar motiflerinin işlendiği görülmüştür.

Nar desen, Türk kültüründe günümüzde de oldukça önemli bir yer sahiptir. Yılın belli zamanlarında yapılan nar kırma törenleri geçmişten günümüze süren bir gelenektir. Azerbaycan’da ise nar bir sevgi simgesi olarak hala kullanılmaktadır.

    Adres

    Cevizlidere Mahallesi, 06580 Çankaya/ANKARA

    Telefon

    +90 542 243 25 58

    E-Posta

    info@reyhancini.com