Editör | Reyhan Çini

Tüm İçerik: Editör

Çini Promosyon Ürünlerimiz

Firma ve işletmelerin, özel günlerde müşterilerine yapacakları farklı jestlerden birisi, promosyon ürünleridir. Çini promosyon ürünler, verilebilecek en güzel hediyelerden birisi olarak dikkat çekmektedir. Alışılmışın dışında bir hediye olan ve özel bir görüntüsünün olması, son derece önemli detaylardır. Bunlar yaklaşan yılbaşı için firmaların ihtiyaçlarını etkin olarak giderebilir. Yılbaşı promosyon çini ürünleri, farklı çeşitleri ile insanların beklentilerini rahatlıkla karşılayacaktır.

Yılbaşı Promosyon Çini Ürünleri Nelerdir?

Bilindiği gibi yılbaşı son derece özel bir gündür ve insanlar bu özel günde birbirlerine hediye verirler ya da yeni yılın iyi geçmesi için temennilerde bulunurlar. Firmalar ise bu temennilerini promosyonlarla gösterir. Burada kullanılacak olan promosyon ürünü, firma ya da işletmenin değerini gösterecek olmasından dolayı son derece önemlidir.

Yılbaşı promosyon çini ürünleri incelendiğinde farklı seçenekler olduğu görülmektedir. Bunlardan bazıları şekilde sıralanabilir:

  • Anahtarlıklar
  • Bardak altlıkları
  • Çerezlik çeşitleri
  • Pudralık çeşitleri

Bu ürünler incelendiğinde hemen herkese hitap ettiği görülmektedir. Anahtarlıklar ve pudralıklar kişisel kullanım için uygun iken diğer seçenekler ise ev ya da işyerlerinde rahatlıkla kullanılabilir.

Hediye verirken karşıdaki kişilerin kullanabileceği türden olması gerekir. Aksi durumda verilecek olan ürün, beklenilen etkiyi yapmayacaktır. Hatta ters yönde etki yapması dahi mümkündür. Bundan dolayı, yukarıda yer alan seçenekler son derece önemlidir ve bunları hemen herkes çok rahatlıkla kullanabilir. Çini promosyon ürünler, kullanımının yanında görüntüsü sayesinde de karşıdaki kişi üzerinde olumlu bir etki yapacaktır.

Çini Promosyon Ürünler Etkisi

Firmalar arasındaki rekabetin her geçen gün arttığı günümüzde, müşterilere verilecek olan hediyelerin özenli bir şekilde seçilmesi çok önemlidir. Yılbaşı promosyon çini ürünleri, bu noktada çok iyi bir tercih olacaktır. Çünkü bu hediyeler sıradan olmayıp, üzerinde özenle hazırlanan çiniler yer almaktadır. Bu da hediyenin verildiği kişiyi özel hissettirecektir. Sonuç olarak ise hediyeyi alan kişinin firma ya da işletme hakkındaki görüşü olumlu yönde değişecektir.

Çini promosyon ürünler, genellikle mavinin hakim olduğu bir süslemeye sahiptir. Beyaz üzerine yapılan mavi süslemeye bazen kırmızı rengi de eşlik etmektedir. Farklı motiflerin yer aldığı ürünler, kullanıcılar için özel bir anlam ifade edecektir.

Haseki Medresesi Çinileri

Haseki medresesi çinileri Tarihin en önemli inşalarından biri olan Haseki Hürrem Sultan medresesi sur içerisinde Aksaray Haseki semtinde yapılmıştır. Kanuni Sultan Süleyman Han’ın eşi Hürrem Sultan’ın Mimar Sinan’a yaptırmış olduğu külliye diğer bölümler ile yapılmıştır. Cami, medrese, darüşşifa, imaret, sıbyan mektebi gibi yapılardan meydana gelmektedir. 1538 ve 1551 yıllarında yaptırılan bu yapı klasik Osmanlı medrese plan şemasının ilk uygulamasıdır.

Haseki medresesi çinileri de oldukça fazladır. Bu yapının öncelikli olarak mimari özelliklerini incelediğimizde sokak cephesinin merkezinde üzeri büyük bir kubbe ile örtülmüş olan dershaneler oluşturulmuştur. Dershane giriş kapısı karşısında yer almaktadır. İki yanında beşer tane olmak üzere 10 oda bulunmaktadır ve bu hücreler üzeri kubbe ile örtülmüştür. Örtülü olan kubbelerin içlerine ocak ve dolap nişleri oluşturulmuştur. Doğuda dar ve karanlık hücre bölümünde yer alan dar mekan batıda mektebi ile diğer yapılara geçit veren bir dehliz özelliği taşımaktadır. Kesme taştan yapılmış olan medrese hücrelerinin üzerine kasnaklı kubbeler örülmüş ve revak kemerleri kırmızı ve beyaz taştan oluşturulmuştur. Sütunların dördü nilüfer çiçeği biçiminde diğerleri baklava başlıklarla oluşturulmuştur.

Ana kapı ve dershane kapılarında sıraltı tekniği uygulanmış ve en iyi çini örnekleri görülmektedir. Haseki medresesi çinileri 2 çini pano ile uygulanmıştır. Medresenin harap olduğu yıllarda koruma amacıyla bu çiniler köşke götürülmüş olup pencere alınlıklarında kullanıldığı düşünülmüştür. Ancak çinilerden tarih boyunca hiçbir iz bulunamamıştır. Haseki külliyesi ve medresesi yangın ve depremlerde zarar görmüş olup daha sonradan onarılmıştır. 1974 yılında son olarak Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından turistik amaçlı olmak üzere restore edilmiştir. Ancak semt sakinleri tarafından bu durum reddedilmiş ve vazgeçilmiştir. İstanbul Haseki Eğitim Merkezi olarak günümüzde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından kullanılmaktadır.

Haseki Medresesi Nerededir, Nasıl Gidilir?

Tarihi yapıları gezmekten zevk alanları en çok ziyaret ettiği yerlerden biri olan Haseki medresesi çinileri ve diğer sanat çalışmalarıyla ilgi çekiyor. Otobüs, metro, tramvay ve trenle rahatlıkla ulaşabileceğiniz Haseki medresesi tarihi Yarımada içerisinde bulunan bir yerdir.

Haseki medresesi çinileri açısından oldukça farklı ve zengindir. Büyük dikey taşlara işlenmiş olan sıraltı tekniği ile oluşturulan bu çiniler duvar süslemelerinde ve medresenin hemen her duvarında görülebilmektedir. Tarihimizin ve tarihi okullarımızın en önemli eseri olan çini Haseki medresesinde yoğun olarak kullanılmakta mavi, kırmızı, yeşil tonlarda çeşitli motif işlemeleri görülmektedir.

Muradiye Camii Çinileri

Cami çinileri denildiği zaman ilk akıllara gelen camilerden birisi de Muradiye Camii’dir. Edirne’yi ziyaret edenler ya da Edirne’de yaşayanlar Muradiye Cami çinileri hakkında yeterince bilgiye sahiptirler.

Pek çok kişi gibi sizler de çocukluğunuzu Edirne’de geçirdiyseniz Edirne’de yalnızca Muradiye Camii için yapılmış manilerden da haberdarsınızdır. Çoğu zaman okul gezilerinde gideceğiniz, önünden geçeceğiniz ve ailenizle beraber ziyaret edeceğiniz her seferinde eşsiz sanat eserleri ile ilk kez görmüş gibi merak uyandıracak bir camidir. Burası çok uzun zaman sonra ilk kez gittiğinizde de baktığınız ancak göremediğimiz pek çok detayın farkına varacaksınız. Muradiye Cami çinileri mihraplarda, tavanlarda ve duvarlarda sergilenen çini örnekleri ile dikkatleri çekmektedir.

 

Muradiye Camii

1436 yılında yapılan Muradiye Camii son yıllarda büyük bir ilgi çekiyor. Turistik eşya dükkanlarında ki ucuz Çin malı tabaklar etkisini sürdürürken bugün Muradiye Camii bu etkiden sıyrılarak araştıran, okuyan ve üretmeye çalışan kişiler tarafından çini örnekleri incelenmektedir. Muradiye Cami çinilerini bu tür ürünleri inceledikten sonra daha da iyi anlıyorsunuz ve gerçekten çok özel olduğunu kavrayabiliyorsunuz.

Çinicilik ve Camii Mihrabı

Mihrap ve duvarları süsleyen çinlilerde öyle özel renkler ve tasarımlar kullanılmış ve teknikler uygulanmış ki bu tasarımların farklı ve özel olduğu her an hissedilmektedir. Çünkü Muradiye camide yer alan cami çinileri üzerinde hem renkli sır tekniği kullanılmış hem de sır altı bezenmiş çini levhaları yer almaktadır. Üstelik caminin mihrabında sarkıtlı yaşmak bulunmakta ve kenar suyu ve yazılarıyla Bursa Yeşil Camii’den sonra en göz alıcı ve ihtişamlı mihrap kabul edilmiştir. Muradiye Camii mihrabı Konya Karaman’da yer alan Mehmet Bey Cami mihrabı ile de benzerlik gösteriyor. Ancak bu camide dikkat çeken önemli de bir hikaye bulunuyor.

 

Çinili Köşk

Osman Hamdi Bey’in kardeşi Halil Edhem Bey tarafından İstanbul’a taşınmış ve 1907 yılında İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde Çinili Köşk’te yerine monte edilmiştir. Osman Hamdi Bey ise bu mihrabın müzeye taşınmasından 6 yıl önce 1901 yılında Karaman’a giderek mihrabın fotoğrafını çektirip tablosunu yaptırmıştır. İşte böylece bugün rahnede oturan kadın tablosundaki mihrap Çinili Köşk’teki mihraptır.

Muradiye Camii üzerinde İznik çini örnekleri ve sır tekniği ile yapılmış tasarımlar yer alıyor. Beyaz yerine sarı, açık yeşil, lacivert, mor kullanılan motifler ve bitkisel bezemeler yer alıyor. Bursa’da işlenmiş olan cami çinileri diğer örneklerinden farklı olarak kabartma ve geometrik örnekler mavi ve beyaz çinilerde yer almaktadır.

Harem Ağaları Dairesi Çinileri

Diğer adıyla “Kara Ağlar” olarak bilinen Harem ağaları genellikle Habeşistan asıllı seçilirdi ve hadımlar arasından seçilen bu ağalar saray kurallarını öğrenirlerdi. Sıkı bir disiplin ve eğitimler ile harem kapılarında nöbet tutarlar, giriş çıkışları kontrol ederler. Harem dairesi içerisinde yer alan harem ağaları harem dairesine herkesin girmesine izin vermezlerdi. Kutsal yer anlamı taşıyan Harem dairesinin koruyucuları olarak bilinmektelerdi ve yaşadıkları daireler de özeldi. Harem ağaları dairesi çinileri meşhurdur. Kızlar ağası ve haremin en üst düzey sorumlularının yer aldığı bu bölümde çini örnekleri de yoğun olarak görülüyor. Harem ağaları dairesi çinileri ile meşhurdur. Kara ağalar taşları ve çevresinde yapılan Harem kurumlaşma sırasında oluşturulmuştur. Pek çok Harem ağasının yaşadığı bu mekan buraya açılmakta ve 1665 yılında çıkan yangın sonrasında yenileme yapılmıştır. Sol tarafta revakların arkasında Kara ağalar koğuşu oluşturulmuş ve şehzadeler mescidi musahipler dairesi ve nöbet yeri bulunmaktadır. Harem’de yer alan panolar halinde oluşturulmuş çini örnekleri görülmektedir.

Harem’de bulunan Kara ağalar dairesinde taşlık, koğuş, sofa, mescit bölümleri yer alıyor ve bu mekanlarda 17. yüzyıla ait çini örnekleri yer alıyor. Sıraltı tekniği kullanılan İznik çinilerinin bu bölümde çoğunlukla beyaz, yeşil, lacivert, mavi ve kırmızı renklerde oluşturulduğu görülmektedir. Motif olarak ise bu bölümde rozet çiçekler, karanfil, lale, servi ağaçları, yazı Rumi örnekleri görülmektedir. Bu bölümde yer alan çiçek açmış bahar dalı en çok dikkat çeken tabloları ve panoları arasında yer almaktadır.

Tarihi yapıların ve dairelerin bulunduğu Topkapı Sarayı’nda yer alan Harem dairesi ve harem ağaları dairesinde yer alan çini örnekleri tarihimizin en özel süslemeleri arasında yer alıyor. Pek çok ziyaretçinin ziyaret günlerinde merakla gelerek Topkapı Sarayı’nda yer alan bu bölümü geziyor.

Darüssaade ağası yani kara ağlar başının taşlarına bakan dış duvarda hatayi ve rumi motifli ulama çinileri yer almaktadır. Bu çinilerden oluşan iki pano arasında madalyon pano bulunmaktadır. Kıvrımlı uygulanmış 3 pano üstünde bir celi sülüs hatlı kartuş yerleştirilmiştir. Çini örneklerinin en özel işlemeleri bu bölgede yer almaktadır ve nöbet yerinde de benzer özellikler ile süslenmiş çini motifleri görülmektedir. Kadın efendiler dairesinde ise harem kadrosunun 16. yüzyıl sonunda tamamen buraya taşındığı bilinmektedir. 17. yüzyılda revak araları kapatılarak dairenin giriş bölümünün ayrıldığı bilinmektedir. Başodalarda 17. yüzyıl Osmanlı çinileri ile kaplı ocaklı ve kalem işi desenli çiniler yer almaktaydı. Ancak daha sonraları ocağın çevresinde çinilerin zamanla zarar görmesi ve bunların yerine kalem işi aynı motiflerin işlemesi yapılmıştır.

Çini, Mozaik Masa Tasarımımız

Otantik tasarımlar üretmeye devam ediyoruz. Aynı zamanda sizlere çini, mozaikler hakkında bilgi dolu içerikler sunuyoruz. Bugün müşterimiz için yaptığımız özel bir çalışmayı sizlerle aşama aşama paylaşacağız. Bu özel sanattan, doğan eşsiz güzellikleri daha yakından tanıyın. Çini mozaik masa tasarımı ile kusursuz bir ürün oluşturmak için şu adımları takip ediyoruz.

  • Astarlama
  • Zımparalama
  • Çizim ve Boyama
  • Sırlama ve Pişirme
  • Kargolama

Tüm bu aşamaların sona ermesi halinde ürün hazır hale gelir. Bu sayede eşsiz dokusu, güzelliği ve ruhuyla sizler için özel olarak üretilmiş olan modelleri gönül rahatlığıyla, ferah bir şekilde kullanabilirsiniz. İsterseniz bu çalışmanın detaylarını Öncelikle çinin yapım aşamalarından başlayarak biraz açalım.

Çini Yapım Aşaması

Çini yapım aşamasında ilk önce tasarımı, konsept ve renkleri detaylı bir şekilde planlıyoruz. Daha sonra çalışılacak olan desenin tüm ölçülerini dikkatli bir şekilde alıyor ve iğne yardımıyla desen hatlarını delerek, daha belirgin hale getiriyoruz.

Zımparalama Aşaması

Zımparalama aşamasında oldukça dikkatli olmalısınız, büyük hatalar, tüm emeğinizi boşa çıkarabilir. Bu yüzden dikkatli bir şekilde ürünün, pürüzlerini giderecek şekilde zımparalama işlemini gerçekleştiriyoruz. Burada dikkatli olmak sizlere her zaman fayda sağlar çünkü kusursuz bir ürün ortaya çıkması için her ince ayrıntıya dikkat etmelisiniz.

Çizim Aşaması

Çizim aşamasına geçmeden önce kese içinde yer alan kömür tozu ile kese kağıdının üstünden iki sefer geçiyoruz. İki sefer geçmemizin nedeni ise çini yapımında kullandığımız iğne izlerinin giderilmesi ve kömür tozunun ürünün içine yerleşmesi içindir. Kömür ürünün içini doldurarak, desenleri açığa çıkartacaktır. Bu sayede daha rahat bir şekilde fırça yardımıyla, desenleri çizebiliyoruz. Çizim işlemi bittikten sonra kömür tozu kalıntıları temizlenmelidir.

Boyama Aşaması

Artık sona doğru yaklaştığımızı söylemek isteriz. Boyama aşamasında kullanılacak renkleri önceden belirlemiş olduğumuz için dikkatli bir şekilde çini boyasıyla, belirlemiş olduğumuz renklere boyuyoruz. Boyama işlemi bittikten sonra sırlama aşamasına geçebiliriz.

Sırlama ve Pişirme Aşaması

Ürünü dikkatli bir şekilde sırlıyor ve sır için belirlenmiş olan ısı derecesindeki fırına yerleştiriyoruz. Sürenin bitmesinin ardından fırının kapağını açıp, soğuması için bir süre  bekliyoruz. Sonunda ise ortaya şaheserimiz çıkıyor. Hizmetimizin her aşamasında müşteri deneyimine ve müşteri memnuniyetine büyük özen gösteriyoruz.

Kargolama Aşaması

Kargolama aşamasında iki farklı opsiyon sunuyoruz. Müşterimiz bulunduğumuz güzergaha yakınsa gelip, kendisi aracıyla alabilir. Eğer farklı bir şehirde ya da uzak bir güzergah da bulunuyorsa hazırlamış olduğumuz eşsiz ürünün yan, üst ve alt taraflarını strafor ile kaplıyoruz. Bu sayede ürününüz hiç bir şekilde deforme olmuyor ve çizilmiyor. Burada ortaya koyduğumuz harika ürün gibi alıp, gönül rahatlığıyla kullanmaya başlayabiliyorsunuz. En özel tasarımları sunmakla kalmıyoruz bu sanata gönül veren insanlara bilgi de sunuyoruz.

İznik ve Kütahya Çinisi Nedir? Aralarındaki Farklar Nelerdir?

İznik ve Kütahya Çinisi farkları ve özelliklerine değinmeden hemen önce İznik ve Kütahya bölgelerinde üretilen çinilerin tarihsel gelişim detaylarının yanında renk, malzeme katılım oranı gibi bilmeniz gereken konular üzerinde de durulması gerekmektedir.

İznik menşeili olan çiniler, 1865 ve 1878 yılları arasında Osmanlı Devleti döneminde adalarından biri olan Rodos Adası’ndan alınan İznik Çinisi örnekleri, Paris’teki Clooney Müzesi’nde yanlış anlaşılma nedeni ile Rodos Çinisi olarak gösterilmiş ve de tanıtılmıştır. Fakat ilerleyen yıllarda İznik’te yapılan kazılar neticesinde bu tanımın yanlış olduğu anlaşılmış ve İznik Çinisi olarak düzeltilmiş olsa da eski belgelerde Rodos Çinisi olarak geçmiştir.

Osmanlı zamanında İznik beyaz kilinden üretilen İznik Çinisi, 1500’lü senelerde uygun teknik donanımlı fırınlar olmadığı için porselene alternatif olarak beyaz kil, silisyum ve cam karışımından oluşturulan harç ile 900 derecede pişirilerek porselen görünümü alan bir ürün olduğu için dünyaca ün kazanmaya başlamıştır.

İznik Çinisi 4 farklı katmanın üst üste eklenmesi ile oluşturulur. Bunlar, gövde, astar, sır altı boyası ve sır’dır. Kütahya, İznik’ten sonra Türkiye’deki çinicilik tarihi açısından oldukça önemli bir yerdir. Kütahya menşeili olan bu çiniler, aynı malzemeler ile üretilmektedir. Fakat İznik ve Kütahya Çinisi farkları arasında ilk ayrım var olan malzemelerdeki katılım oranıdır. Bunun yanı sıra desen ve renkler de farklılık göstermektedir.

Bir diğer İznik ve Kütahya Çinisi farkları arasında bulunan renk farklılıkları ise Kütahya Çinisi çok renkli olsa da İznik Çinisi mavi, turkuaz, yeşil ve kırmızı renkleri kullanmaktadır. Ek olarak %80 kuvartz taşı alt yapısı vardır.

İznik ve Kütahya Çinisi Motifleri

İznik çinisi içerisinde Rumi stilleri, karaca, anka, çiçek desenleri, geyik, gül, menekşe, lale, gonca, lotus yaprak, karanfil, geometrik desenler, Hata-i stilleri, gemi ve Bulut stilleri gibi başlıca motifler yer almaktadır.

Kütahya çinisi içerisinde de duvar süslemesi, dış cephe ya da iç cephe karolar, vazo, tabak, hediyelik porselenler, Selçuklu çini desenleri, baba nakkaş desenleri, lale, karanfil, gül gibi desenler bulunmaktadır.

Genellikle bitkiler, binalar, yelken desenleri, hayvanlar ve doğaüstü semboller kullanılır.  Osmanlı döneminde çinilerinin paha biçilmez hazinesi, bozulmadan ya da solmadan yıllarca durabilmeleri ve şeffaf, renkli ve stilize çiçek desenlerinde ve kültürüne özgü hayvan imgelerinin kullanımında yatmaktadır. Osmanlı Devleti’nin gerilemesi ile ağırlıklı olarak sarayın desteğiyle sipariş edilmeye çalışılan İznik çinileri görkemli dönemini yitirmiş hatta üretimi tamamen durdurulmuştur.

İznik çinileri 17. yüzyılın sonlarında önemini yitirmeye başlamış ve yerini Kütahya çinilerine bırakmıştır.18. yüzyılın başlarından itibaren buradaki popüler seramiklerin çoğu çanak çömlek yapımında kullanılmıştır. Anadolu’da Kütahya çanak çömleğinin en eski yerleşim birimlerinden biridir. Frigler döneminden itibaren günümüze kadar süregelmiştir. Her medeniyete bağlı olarak, bazen farklı ürünler kullanılsa da 18. yüzyılın başlarından itibaren Kütahya’da çini üretimi İznik çinilerindeki boşlukları doldurmaya başlamıştır.

İznik ve Kütahya Çinisi farkları arasında İznik’te üretilen çinilerin daha çok saray ağırlıklı olması yer alır. İznik, saraya daha yakın olduğu için oradan sipariş alarak daha zarif, ince işçilikle çini üretiminde bulunmuştur.

Kütahya ise hem halk hem de saray sanatı karışımı olarak kent sanatı adıyla nitelendirilen bir çini ustalığına sahiptir. Türkler, Rumlar ve Ermenilerin bir arada yaşadığı bir şehir olarak çinilerde hem Hıristiyan hem de İslam motiflerinden örnekler görülebilmektedir.

İznik ve Kütahya Çinisi En Önemli Ayrımı

İznik ve Kütahya Çinisi farkları arasındaki en önemli ayrım, İznik çinisinde altyapıda yüksek kuvars ve kalın sır kullanması, Kütahya çinisinde daha düşük kuvars ve daha ince sır kullanmasıdır.

İznik’te çini üretiminde klasik Osmanlı çini alt yapısı (yüksek kuvars) ve Kütahya alt yapısı (düşük kuvars) kullanılmaktadır. Benzer şekilde hem klasik altyapıda hem de Kütahya altyapılı çiniler Kütahya’da üretilmektedir.

Tavus Kuşunun İhtişamı Tabaklarınızda

Kişilerin en çok kullandıkları objeler süs tabaklar olmaktadır. Bu tabakları ise sanat alanında eğitim almış kişiler bin bir özen ile süslemektedir. Bu görsellerin hepsi el işçiliği ve emeğidir. Gelişen dünya ve teknolojinin aksine tabaklardaki bu görsel şöleni oluşturabilecek bir makine icat edilmemektedir.

Basma Kalıpların Aksine El İşçiliği

Birçok süs figürü sanat ifade etse de tabaklarda tavus kuşu kültürümüzde ayrı bir yere sahiptir. Bu işlemeler çini sanatı ile birleşince daha da ayrı bir görsel şölene dönüşmektedir. Bu açıdan dolayı basmakalıplar olan figürlerin aksine el işçiliği kişiler tarafından da çok fazla tercih edilmektedir. Makineleşmiş dünyaya meydan okuyan çini işçiliği çeşitli sanat atölyelerinde verilmektedir. Bu tabaklar özel olarak kişiye özgü tasarımlar ile de sunulmaktadır.

Çini Tabaklara Tavus Kuşu Nasıl Çizilir?

Ülkemizde çini tasarımının ana merkezi Kütahya‘dır. Bu tabaklar üzerine işlenen modellerin daha iyi göstermesi için beyaz veya krem zemin renginde seçilmektedir. Kişiler tavus kuşu modellemesi yaparken herhangi bir kalıptan faydalanmamaktadır. Bu işlemi kişiler el alışkanlığının verdiği rahatlıkla zihinlerindeki kalıp ve bilgiler çerçevesinde çizmektedir. Tabaklara sadece tavus kuşu çizilmek ile kalınmamakta aynı zamanda boş kalan alanlarda çiçeklerle bezenmektedir. Tavus kuşunun büyüklüğü ve deseni tabağın büyüklüğü oranında hesap edilmektedir.

Renk tonlaması genelde mavi, yeşil ve kırmızı tonlamaları ile yapılmaktadır. Bunun nedeni ise bu kuşların renklerinin bu renge daha yakın olmasından dolayıdır. Zemine adeta bir çiçek bahçesi işlenmekte onun üzerine de bir kuş kondurularak yapılmaktadır. Bu şeklin dışında kişinin sanat zevkine göre tavus kuşunun kanatlarını açmış bir halde de tasarımının yapıldığı tabaklar bulunmaktadır. En son işlem ise tabakların fırınlanıp kurumaya bırakılmasıdır.

Tabak Şekilleri ve Tavus Kuşunun Tabaktaki Yeri Nasıldır?

Bu aşamada tabak şekli olarak genellikle yuvarlak formlu tabaklar tercih edilmektedir. Tabak çap ve yarı çapı hesaplanarak figürün nereye çizilmesi planlanmaktadır. Genelde bakıldığında ise kuşun tam orta yere işlenmesi uygun görülmektedir. Daha sonra özel kalem ve mürekkepler ile işleme işlemi başlamaktadır.

Mahmut Paşa Türbesi’nin Göz Alıcı Çinileri

Eminönü’nün merkezinde Fatih Sultan Mehmet’in sadrazamlarından biri olan Mahmut Paşa tarafından yapılmış bir külliyedir. İsmi ile aynı adı taşımaktır. Külliye, türbe, cami, hamam, medrese, çifte hamam, sıbyan mektebi, imaret ve tam olarak bilinmemekle birlikte mahkemeden oluşmaktaydı. Külliyeye Daha sonrasında çeşme ve sebiller ilave edilmiştir. Bu yapılardan günümüze kalanlardan yalnızca bazıları bulunmaktadır. Türbe, cami, hamam, medresenin ise yalnızca dersane bölümü günümüze ulaşmıştır. İstanbul’da yer alan en eski yapılardan biri olan Mahmut paşa türbesi çinileri dikkat çekmeye devam ediyor. Kapı üzerinde spiral kıvrık dallarla oluşturulmuş rumilerle süslü Arapça kitabesine göre bu cami 1463 yılında tamamlanmıştır.

Mahmutpaşa türbesi çinileri oldukça dikkat çekicidir. Yapının mimari özelliklerinin yanı sıra sanatsal özellikleri de oldukça yüksektir. Karmaşık bir tasarıma sahip olmasına rağmen mermer mihrabı sütunlu ve sarkıtlı olan cami mermer minberinin külahı ahşaptan oluşturulmuştur. Sol tarafta alt sütun üzerinde kafesli hünkar mahfili yer alır. Köşeli pabuçlu, çokgen, gövdeli, tek şerefeli ve kurşun külahlı minari yapının kuzeybatı köşesinde yer almış 3. Osman tarafından esaslı bir şekilde tamir edilen camide mihrap ve minber yenilenmiştir. II Mahmut tarafından ilave edilen Hünkar mahfili de bu dönemde oluşturulmuştur. Vakıflar idaresinde geniş kapsamlı bir çalışma yapılmış ve tamirden sonra yapının minaresi bugünkü haliyle bulunmaktadır. Restorasyon çalışmaları sırasında ahşap kısımlarda daha önceden yapılmış olan yontma taş blokların üstüne yapılan sıvalar kaldırılarak bu yere kalem işleme çiniler alçı pencereler yapılmış ve yenilenmiştir.

Mahmut paşa türbesi çinileri bu dönemde çini kakmalı olarak düzenlenmiş. Küfeki taşların oyulması ve bu yuvalara lacivert ve firuze renklerde çinilerin yerleştirilmesi ile daha gösterişli bir hal almıştır. Çini süslemelerinin bu dönemde Selçuklu uslubunda yapılması Mahmutpaşa türbesine çok daha sade ve İstanbul’un yegane eseri olarak isimlendirmektedir. Zeminde yer alan ahşap döşeme ve Mahmut paşa türbesi çinileri farklı tarzı ve sanatı ile geçmişten günümüze yansıyan en önemli için örnekleri arasında yer almaktadır. Yapının doğu yönündeki kapısı önünde 4 yüzünde çeşmelerin bulunduğu bir meydan çeşmesi bulunmaktadır ve bu meydan çeşmesinde sivri kemerli çini süslemelerinin yer aldığı bir inşa bulunmaktadır.

Victoria ve Albert Müzesi’nde İznik Çinileri

Tarihi eserlerimiz de çini örneklerimiz müzayedelerde açık artırma yöntemiyle veya pek çok farklı yöntemle yurtdışında koleksiyoncuların koleksiyonlarında ve müzelerde görünce çıkmaktadır. Victoria ve Albert Müzesi’nde de İznik çinileri ve diğer tüm örneklerini 300 civarı eserde görebilmek mümkün. Yüzlerce eser hatta küçük eserleri satışa sunulmaktadır. Geleneksel özelliklerimizi taşıyan ve tüm samimiyeti sıcaklığı ile bugün de yaşatılmaya devam eden İznik çinileri ve eserleri ülkemizde pek çok cami, medrese, çeşme hatta han ve hamamlarda da görülmektedir. Onun dışında tarihi çini örneklerini farklı objelerde görebilmek de mümkün.

 

 

Osmanlı Dönemi Çini Sanatı

Sanatın herkesin de büyük bir önem veren Osmanlı devleti zamanında çini sanatı gereken ilgi görmüş ve en şaşaalı dönemini yaşamıştır. Bugün baktığımızda ise ülkemize ve tarihimize ait eserlerin ve İznik çinilerinin yurtdışında bize ait olmayan müzelerde ve koleksiyonlarda sergileniyor olması kültürümüze ve sanatımıza yeteri kadar sahip çıkamadığımızın kanıtıdır. Ancak ülkemizde çini uzun yıllardan sonra bugün yeniden gereken ilgiyi ve desteği görmektedir. Çini sanatına gönülden bağlı olan pek çok insan bugün yeni sanat örneklerini sergilemekte ve bu alanlara ilgi duyan diğer kişilere de faydalı olmak için kurslar vermektedir.

Victoria ve Albert Çini Müzesi

Londra’da bulunan Victoria ve Albert Müzesi’nde İznik çini koleksiyonu büyük bir özen gösterilerek korunuyor. Ülkemizde çok iyi bilinen ve tanınan bu koleksiyonu müzede toplam 414 adet İznik çinisi ile yerini ve önemini koruyor. 165 eserin farklı yüzyıllara ait duvar çinisi olduğu biliniyor ve müzenin envanter kayıtlarından da belirtiliyor. Bu çinilerin diğer kısmı ise farklı depolarda korunmaktadır ve Albert müzesinin deposunda bulunan daha önce hiç sergilemiş olan 46 çini eseri yer almaktadır. Ayrıca motif analizleri yapılan ve test çalışması 4 bölümden oluşmaktadır. Tarihi eserlerimizi gerekli özeni göstermiş olmamıza rağmen Türk çini sanatı ve eserleri ülkemizden çok daha değer gösterilerek yurtdışında çeşitli müzelerde, sergilerde ve mimari yapılarda bulunmaktadır. İslami motifler ve çeşitli objeler de yer alan çini örneklerinin yanı sıra duvar süslemeleri de bulunuyor olması bu eserlerin hangi yöntemlerle yurt dışına taşındığını merak etmenize neden oluyor. Yurtdışında koleksiyonlarda ve müzayedelerde yer alan İznik çinileri Türk sanatının ve eserlerinin ne kadar değerli olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

 

Sevres Cite De La Ceramique’teki Çini Eserlerimiz

Çini Örnekleri günümüzde bu sanatın her alanda kullanılabiliyor olması nedeniyle oldukça fazladır.

Çini örneklerine başta camilerimiz olarak bir çok yapıda rastlanmaktadır. Bunlardan en önemlileri; Bursa Orhanbey Camii, İznik Yeşil Camii ve Edirne Muradiye Cami’dir.

 

Sevres Cite De La Ceramique’teki Çini Eserlerimiz

Yurt dışında da geleneksel ve İslami motiflerimiz uygulanmakta ya da Osmanlı döneminde Osmanlı sanatından geriye kalan bazı eserler yurt dışında bazı müzelerde sergilenmektedir. Bunlardan bir tanesi de Sevres Cite de la Ceramique’te çinileri olarak görülmektedir. 190 parça çini örneğimizin bulunmuş olduğu bu müzede camilerimizden sökülen ya da toplanan tabak diğer objeler onlarca Çini pano ve karo şeklinde çini örnekleri de bulunmaktadır. Londra’da bunun örneklerini görebilmek mümkün. Özellikle de 446 parça çini örneğimizin yer aldığı British Museum da tarihimizin en önemli eserlerini görebilmek mümkün. İznik koleksiyonu pek çok ülkede yer alıyor ve tüm samimiyeti ile Osmanlı eserlerini farklı ülkelerin koleksiyonlarında ve müzelerinde görebilmek mümkün.

 

İznik Çini Örnekleri

İznik çini örnekleri dünya üzerinde benzerleri bulunmayan, hayranlık uyandıran sanatsal bir önem taşımaktadır. Pek çok kişi gibi ilgi duyabileceğiniz hatta ilgi duymasanız dahi hayranlıkla inceleyebileceğiniz bu yapılar çok farklı sanat dallarından insanların da ilgisini çekmektedir. Camilerimiz de, müzelerimiz de, han ve hamamlarımız da, çeşmeler de çini işlemeleri oldukça fazladır. Ülkemizde çini sanatı gibi Türk halıları ve dokumaları da evrensel bir değer taşımaktadır. İznik çinileri pek çok kişinin hayatına dokunmak da çini sanatı insanların birçoğu için merak uyandırmaktadır. Yabancı müzelerde ve koleksiyonlarda da İznik eserlerinin yer alıyor olması tarihimize ve geçmişimize ait değerlerin yaşatılıyor olduğunu göstermektedir.

 

Ülkemizde Çinicilik Sanatı

Ülkemizde yer alan saray, han, hamam, cami duvarlarında işlenmiş olan çini sanatının yanı sıra en önemli eserlerin bulunduğu İznik sanatı ile İstanbul arkeoloji müzelerinde ve daha pek çok koleksiyoncunun koleksiyonlarında bu çini örnekleri yer alıyor. Yurt dışında da önemli müzelerde İznik koleksiyonu nitelikli olarak yer almaktadır. Bu koleksiyonlar ülkemizden çoğu zaman kaçırılmış koleksiyonerler ve büyükelçiler tarafından toplanmış hatta öyle büyük eserlerde var ki yurt dışındaki müzelerde görücüye çıkmaktadır. Tüm sıcaklığı ve samimiyeti ile İznik çinileri örnekleri 190 parça olmak üzere sergilenmektedir. Tarihi dokumuz ve yapımız bu eserlerde sergileniyor ve soğuk eserlerin yanında İslami motiflerin yer aldığı eserlerimizde zarafet şıklık ve geleneksel farklılıklarımız hemen hissediliyor. Bu eserlerde genellikle mavi, beyaz ve yeşil tonlar kullanılmış İslami motifler ve çiçek desenleri uygulanmıştır.

 

 

Çini Çizim Fırça Kullanım Teknikleri

Çini yüzyılladır varlığını sürdürmüş bir resim sanatıdır. İlk çıkış tarihi tam olarak bilinmemekle birlikte Selçuklular döneminde zirveye ulaştığı söylenebilir. Günümüzde birçok sanat alanında olduğu gibi çinicilik sanatı da unutulmaya yüz tutmuştur. Her ne kadar sayıları azda olsa çinicilik sanatı il ilgilenen insanlar çini çizim fırça kullanım teknikleri ile ilgili bilgileri bulmaya çalışmaktadır.

Fırça Kullanım Teknikleri Nelerdir?

Güzel ve doğru çizimler yapabilmek için öncelikle doğru bir fırça (tercihen ince uçlu olmalı) seçimi yapmalı sonrasında birkaç deneme yaparak elimiz ile fırça arasında bir bütünlük sağlamalıyız. Çizim yapacağımız zaman fırçamızı öncelikle dik tutmalıyız. Daha sonra kendimize doğru çekmeliyiz. Çini çizim çalışmaları yaparken önce ince sonra kalın ve sonrasında tekrar ince çizimler yapmalıyız. İnce başla kalınlaştır tekrar incelt ve bırak. Bu tür çalışmalar yaparak elimizi alıştırmalıyız.

Yine serçe parmak kullanımı dediğimiz teknikte ise serçe parmağımızı hafif çalışma kâğıdımıza doğru uzatıyoruz ve yine aynı şekilde inceli kalınlı çizgiler çekiyoruz. Bu teknik diğerlerine göre biraz daha zor bir tekniktir. Bu tür çizimleri yapabilmek için fırça kullanım tekniği bilmek çok önemlidir. Doğru kullanımlar yaptığımız zaman dairesel şekiller, yaprak motifleri ve görsel olarak çok hoş gözükecek çiçek figürlerini rahatlıkla çözebiliriz.

Çini Çizim Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Yukarıda verdiğimiz genel bilgiler ışığında şimdi çini çizim çalışmalarımızı gerçekleştirebiliriz artık. Çizim yapabilmek için öncelikle boyamızı koyabileceğimiz ve renk koyuluğunu ayarlayabileceğimiz bir paletimiz olmalı. İnce uçlu samur fırçamızı boya ile buluşturduktan sonra zihnimizde kurguladığımız figürleri yukarıda anlattığımız fırça kullanım tekniği bilgileri ile uyumlu olacak şekilde çizimler yapalım. Fırçamızı dik tutmaya özen gösterelim ki doğru ve güzel çizgiler çizebilelim.

Çini çizim çalışmaları yapmak bir sanat dalı olduğu gibi bizler içinde oldukça zevkli bir uğraştır. Günümüzün yorgunluğunu ve stresini atmak için birebir dinlendirici bir çalışmadır. Tüm bunların yanında farklı fırça kullanım tekniği mevcuttur, fakat başlangıç aşamasında şimdilik bu teknikleri bilmek bizim için yeterli olacaktır. Zamanla yaptığınız işten sizde keyif alacak hatta kendinizi geliştirdikçe yaptığınız çalışmalar üzerinden para bile kazanabilirsiniz.

Bu sayede çini çizim çalışmalarınız sizin için belki de artık yeni bir iş sektörü haline dönüşecektir. Kendinizi daha iyi geliştirebilmek ve daha başka teknikler öğrenmek için sizleri sitemize bekliyoruz.

    Adres

    Cevizlidere Mahallesi, 06580 Çankaya/ANKARA

    Telefon

    +90 542 243 25 58

    E-Posta

    info@reyhancini.com