Çini Eserleri | Reyhan Çini

Etiket Arşivi: Çini Eserleri

Yıldız Çini Fabrika-ı Hümayunu

Yıldız Sarayı’nın Boğaziçi’ne bakan bölümünde yer alan, Türkiye’nin en önemli fabrikaları arasında olan Yıldız Çini Fabrika-ı Hümayunu; 1892 yılından bu yana hizmet vermektedir. Türkiye’deki çini ve porselen sanatının en güzel şekilde lanse edildiği bu yapı; dış görüntüsüyle daha ilk andan ziyaretçiler üzerinde iyi bir intiba uyandırıyor. Sıradan bir fabrika görüntüsünün aksine, saraya ait birçok özelliği bünyesinde barındıran bu yapı; 19. Yüzyılla birlikte Avrupa’da ses getirmeyi de başarmıştır. Osmanlı döneminde yaygınlaşan çiniciliğin bu fabrikada yeniden hayata geçirilmesi; bu yapının büyük ilgi görmesinde etkili bir rol oynamıştır.

Bir Fabrikadan Çok Daha Fazlası

Her ne kadar adı Yıldız Çini Fabrika-ı Hümayunu olsa da; dış görünüşü ile sarayı andıran ve mimarisiyle merak uyandıran yapı; bünyesinde Türk çini ve porselen geleneğinin önemli eserlerine yer veriyor. Birçokları tarafından saray ve çevresinin çini ya da porselen ihtiyacını karşılamak adına bu fabrikanın faaliyet gösterdiği bilinse de; aslında 100 yılı aşkın geçmişe sahip bu yapıda; Türk sanat tarihinin en önemli eserlerinin yansıtıldığı göze çarpıyor. Osmanlı döneminde Yıldız Sarayı’na gelen yabancı ülke padişahlarının sarayda gördükleri çeşitli çini ve porselenleri çok beğenmeleri üzerine, saray içerisinde böyle bir fabrikanın kurulduğu belirtiliyor. Çini eserleri ve porselen gibi gerçekten pahalı bir sektör olan alandaki yapıların sergilendiği fabrika; Osmanlı döneminde 2. Abdulhamit tarafından da maddi manevi ciddi manada destek görmüştür.

Dolmabahçe’de Yıldız Porselenleri Sergileniyor

Fabrika-ı Hümayunu eserlerinin bir kısmının Dolmabahçe Sarayı’nda sergilendiği belirtiliyor. Yıldız porselenlerinin en gözde eserlerinin bulunduğu Dolmabahçe Sarayı Mavi Salon bölümü de ziyaretçiler tarafından büyük ilgi ile karşılaşıyor. Yıldız Sarayı dışında, Dolmabahçe Sarayı’na giderek de, dönemin ünlü porselen eserlerinden birkaç tanesini görebilirsiniz.

Ulaşım Oldukça Kolay

İstanbul Beşiktaş İlçesi’ne bağlı Barbaros Bulvarı’ndaki Serencebey Yokuşu üzerinde yer alan Yıldız Sarayı; birçok yolla ulaşımın kolaylıkla sağlandığı bir yerdir. Vapurla Beşiktaş’a geçip oradan yürüyerek ulaşım sağlayabileceğiniz gibi, İETT hatlarıyla da yine bu bölgeye rahatlıkla varabilirsiniz.

Sevres Cite de la Ceramique Müzesinde, 190 Parçalık Çini Eserleri

Sevres Cite de la Ceramique müzesi Fransız bilim adamı Alexandre Brongniart  tarafından 1824 yılında Paris’in Sevr banliyosünde kurulmuştur. Burasının mimarisi hala korunmakta ve dış görünüşüyle de ilgi çekmektedir. Ayrıca tarih boyunca bilinen en eski Seramik müzesi olarak bilinmektedir. Müzede,  Avrupa ve Asya motiflerine sahip ve yaklaşık olarak 19. Yy da yapılan yapıtlar sergilenmektedir. Kurulduğu günden bu yana eserlerin sayısı çoğalmakta olup günümüzde yaklaşık 5 bin objenin bulunduğu bildirilmiştir. Bu yapıtların arasında yaklaşık 190 parçadan oluşan çini objelerde yer almaktadır:

Müzede Yer Alan Çiniler Hakkında

Müzede her seramikler, tablolar, devasa boyutlarda porselenden yapılan vazolar yer alıyor. Her bir kategori ayrı bir bölümde yer alıyor. İznik çinileri diğer tüm ürünler gibi cam dolapların arkasında sergilenmekte ve giriş katında sağ taraftaki oda yer alıyor. 190 parçadan oluşan bu koleksiyonda el işçiliğinin benzersiz örneklerinden olan çini tabaklar, şekerlikler, kavanozlar ve maşrapalar yer alıyor. Bu çinilerin her biri farklı dönemlere ait eserlerdir. Osmanlı Döneminden Cumhuriyet’in ilanına dek farklı yıllarda yapılmış bu çiniler hala ilk günkü gibi kusursuz bir şekilde dayanaklılığını korumakta ve en ufak bir yıpranma dahi oluşmamaktadır. Yapılan sayısız inceleme sonucunda tüm eserlerin orijinal olarak tespit edilmesi sayesinde çok daha fazla ilgi çekmektedir.

Gerek kurucunun gerekse Fransız koleksiyonerlerin topladığı çini eserlerin her biri büyük bir itina ile müzeye getirilmiş ve o günden bugüne dek de aynı özenle korunmuştur.

Müzenin Önemi

Binlerce ürünlerin yer aldığı müze aynı zamanda Sevr Antlaşması’nın yapıldığı yer olduğu için tarihi açıdan çok önemli bir yerdir:  Her ne kadar antlaşmanın yapıldığı yer şu an seramik, porselen ve farklı şekillerde yapılan ürünlerin sergilendiği alan olarak kullanılsa da yarattığı atmosfer Sevr Antlaşmasının tarihi önemini hissettiriyor.

Bununla birlikte bu müzenin bir artı özelliği de sadece müze olarak değil seramik üretim yeri olarak da kullanılmasıdır. Bundan dolayıdır ki adı Cité de la Céramique olarak geçmektedir.

Çini, Gezi Rehberi

Kelimenin terminolojisine bakacak olursak, aslı çînî olup Osmanlıcada “Çin’e ait olan” anlamına gelmektedir. Eski Mısır ve Mezopotamya kültüründe ortaya çıkan bu sanat, ilerleyen süreçte kendisine farklı kültürlerde de yer bulmuş özellikle İslamiyet’in Türkler tarafından kabul edilmesinden sonra adeta Türk geleneğinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Mimari eserlerde ilk kullanımını ise Türk-İslam kültüründe Karahanlılar, Gazneliler ve Harezmşahlar’da görmekteyiz.  İç ve dış süslemelerde Türkler tarafından fazlaca tercih edilen sanatı bilhassa Anadolu coğrafyasında birçok saray, camii, kervansaray, medrese, aşhane gibi mimari eserlerde kendisini göstermiştir. Bu sebeple çini sanatını müzeler de rahatlıkla ziyaret edebileceğiniz gibi, Anadolu’nun belki de en mahsun bölgelerinde de görüp şaşırabilirsiniz. Dolayısıyla müze gezilerinden örnek vermeden evvel sanatının Türk mimari yapılarında ki örneklerini sizlerle paylaşma gayretindeyiz.

Anadolu Sokaklarındaki Mavi Sanat

Çini sanatını bütünüyle sindirmiş olan bu topraklarda yolunuz bir gün Sivas’a düşecek olursa I. Keykâvus Dârüşşifâsı’nı ziyaret edip hem buranın tarihi dokusuyla bir mazi gezintisine çıkıp hem de türbe cephesine bakan tarafında muhteşem çini örneklerini görerek gözlerinize bir bayram sefası çektirebilirsiniz. Ayrıca yine Sivas’ta bulunan Gökmedrese mescidinin mihrap ve kubbe geçişlerinde de örneklerini rahatlıkla görüp inceleyebilirsiniz. Lacivert ve mavi rengiyle daha çok bildiğimiz çini sanatının farklı renklerdeki ahengini görmek isterseniz de muhakkak İzmir’de bulunan Îsâ Bey Camii’ni ziyaret etmenizi öneririz.

Müzelerdeki Çini Sanatı

Yaptığımız seyahatlerde rotamızı belirlerken belki de durak noktalarımızın ilkini oluşturan müzeler birçok tarihi eseri, kültürü, mimariyi bir arada görmemizi sağlayan en önemli alanlardır. Birçok şeye ev sahipliği yapan bu nokta eserlerini de rahatlıkla görebilmemizi ve daha yakından inceleyebilmemizi sağlar. Şimdi isterseniz eserlerini görebileceğiniz bu noktalara birlikte bakalım. Osmanlı’nın başşehri olan İstanbul’da birçok camii, medrese, türbe, şadırvanda  süslemelerini görebileceğiniz gibi, Türk-İslam Sanatları müzesinde de çinileri bizzati yakından inceleyebilme şansına erişebilirsiniz.

Sonrasında hepimizin ağaçlarının arasında yürürken bir kez daha yaşadığımızı hissettiğimiz Gülhane Parkında bulunan İstanbul Arkeoloji Müzeleri gelmektedir. Burada hem antik Yunan döneminden kalma eserleri hem de eski Mısır tarihi ile ilgili ilginç tarihi kalıntıları, belgeleri görebilirsiniz. Bunun yanında Çinili Köşkte birçok  sanat eserini rahatlıkla ziyaret edebilirsiniz. Aynı zamanda Topkapı Sarayında da sünnet odası, harem, hanımlar mescidi gibi birçok bölümde farklı sanat motiflerini görebilirsiniz.

Bundan sonraki rotamızı oluşturan Kütahya şehrinde ise beş yüz eserin sergilendiği ayrıca İznik çinilerini de görebileceğiniz Kütahya Müzesini ziyaret edebilir, Kütahya’ya birkaç saatlik mesafede olan Konya şehrine doğru geçip, Konya Karatay Medresesi Eserler Müzesini de görme şansına erişebilirsiniz. Bu müzede birçok farklı döneme ait eserlerini ziyaret etme fırsatı bulacağınız gibi tarihi bir seyre de tanık olacağınız şüphesizdir.

Sidi Kasım Zelici Çini Müzesi

Çini müzesi denildiğinde ilk olarak Osmanlı ve Selçuklu dönemlerine ait buluntuların bulunduğu Sidi Kasım Zelici Çini Müzesi akıllara gelir.

Kütahya’da Germiyanoğulları Yakup Çelebi tarafından yaptırılan yer bugün mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan imaret mescidi 1999 yılında Kültür Ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edildi. Bu çini müzesinde yaklaşık 500 eserle bugün ziyaretçilerin çini örneklerini görebilmeleri ve en iyi çini tasarımlarını inceleyebilmeleri mümkün hale geliyor. Ancak ülkemizde olduğu kadar çeşitli etkenlerle birlikte yurt dışına taşınmış örnekler de yer almaktadır. Hatta bir zamanlar ev sahipliği yaptığımız topraklarda yaşatmış olduğumuz örnekler ve tarihi ürünlerde yer almaktadır. Bunlardan bir tanesi de Tunus’ta bulunan Side Kasım Zelici çini müzesidir.

Sidi Kasım Zelici Çini Müzesi

Tunus’ta bulunan bu müzede öncelikli olarak duvar süslemeleri dikkati çekiyor. Siz de Sidi Kasım Zelici Çini Müze’sinde hem koleksiyonlar hem de mimari yapısı açısından dünya çapında ünlü bir çini müzedir. Sahip olduğu eserler ve mimarisi ile çini tarihine ışık tutmaktadır. Çini sanatının tarihi ve içindeki seyrini gözler önüne seren tasarımlar yer almaktadır. Bu müzede Osmanlı dönemine ait çini işlerinin sergilendiği görülmektedir. Lale figürü Türk çinilerinde yoğun olarak bulunmaktadır ve Osmanlı dönemine ait mezar taşları Selçuklu ve Türk izlerinin harmanlandığı çinilerle bambaşka bir koleksiyon oluşturulmuştur. Sidi Kasım çini müzesinde uzun süre içerisinde en değerli tarihi eserler yer alırken mimarisi açısından da bu yapı büyük bir öneme sahiptir. 18. yüzyılda Osmanlı sancak beyi Hüseyin Bin Ali Paşa tarafından genişletilen ve bugünkü halini alan çini müzesi bir dönem bakımsız kalmış olsa da bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından restore edilmiş ve çini müzesi olarak kullanılmaya başlanmış, koleksiyonda en nadir çini örneklerinin yer aldığı görülmüştür.

 

Çini Müzeleri

1726 yıllarında Hüseyin Bin Ali Paşa tarafından inşa edilen İznik ve Haliç işi çini şuan müzede yer alan en nadide eserlerdir. Günümüze kadar yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmış pek çok eser bugün bu çini müzesi ile sanat severlerle buluşuyor. Çinilerde sır tekniği kullanımı bugün daha çeşitli ve zengin hale geldi. Çini sanatına farklı bir boyut kazandıran eserlerimiz müzenin en nadide parçaları olarak sergilenmektedir.

    Adres

    Cevizlidere Mahallesi, 06580 Çankaya/ANKARA

    Telefon

    +90 542 243 25 58

    E-Posta

    info@reyhancini.com