British Museum’da 445 Parçadan Oluşan Çini Eserlerimiz | Reyhan Çini

Etiket Arşivi: British Museum’da 445 Parçadan Oluşan Çini Eserlerimiz

Rüstem Paşa Camii’nin Muhteşem Çinileri

Rüstem Paşa Cami Çinileri geçmişten günümüze gelen ve canlılığını neredeyse hemen hemen ilk günkü gibi korumayı başarmış ender çinilerdendir. İstanbul Tahtakale de bulunan bu görkemli camiye gittiğinizde gerçekten Mimar Sinan’ın hayranı olmamak elde değil diyeceksiniz. Çünkü camiyi görür görmez estetiğine ve kubbelerin harika görüntüsüne hayran kaldım. Bu güzel camiyi gidip gezmiş birisi olarak sizlere tavsiyem kesinlikle İstanbul’a gittiğinizde bu güzel camiyi de ziyaret etmeniz olacaktır.

Bu eşsiz camiyi gezen birisi olarak hakkında az bilgi vermek istiyorum. Rüstem Paşa Camii Enderun mekteplerinde yetişen ve devletin çeşitli kademelerinde görev yaptıktan sonra, devrin azametli sultanı Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan’ın eşi Damat Rüstem Paşa adına inşa edilmiştir. Bu eşsiz yapıtı gezerken böyle bir güzel eseri yapsa yapsa ancak Mimar Sinan yapar diyorsunuz. Caminin duvarlarından adeta mimar Sinan’ın sanatı fışkırıyor.

Rüstem Paşa Camii içerisinde dikkatimi çeken bir başka husus ise caminin sekizgene benzemesi oldu ve yine alt kısmı dükkan olarak tasarlanmış. Bu dükkanlardan elde edilecek gelir de camiinin giderleri için kullanılmaktaymış. 1560’lı yıllarda bunların düşünülmesi insanı gerçekten hayretler içerisinde bırakıyor. Cami şeklinden dolayı yapıldığı dönemde epey bir eleştiri almıştır. Bunun üzerine Mimar Sinan caminin iç mekanını bir benzeri olmayan eşsiz güzellikteki çinilerle öyle bir donatmış ki, bulunduğu devrin en gösterişli camisi haline gelmiş. Mimar Sinan devrindeki Osmanlı çini sanatının eşsiz örnekleri olan çinileri İznik ve Kütahya yörelerinden getirtmiştir. Ağırlıkla mavi renk olarak tercih edilen çiniler üzerine ise çiçek motiflerinden tutunda soyut şekillere kadar çok farklı türde desenler çizilmiştir.

Böylece Rüstem Paşa Camii çinileri yapıldığı dönemden günümüze hala da adından söz ettirmektedir. Çinilerdeki estetik ve birbiri ile olan uyumu insanın gözüne ve zihnine ayrı bir ferahlık sunuyor. Caminin bir başka estetik güzelliği ise altı dükkan olarak tasarlandığından dolayı iç kısma yan taraflardaki merdivenlerden çıkıyorsunuz. Merdivenlerden çıkınca sizi küçük ve şirin bir avlı karşılıyor. Rüstem Paşa Cami’nin en görkemli kısmını ise sekiz köşeli fil ayağı ile desteklenmiş devasa kubbesi oluşturuyor.

British Museum’da 445 Parçadan Oluşan Çini Eserlerimiz

Karahanlılar döneminden günümüze dek ülkemizin en büyük sanatından biri olan çini ülkemiz sınırlarından çok daha ötede dahi bilinmektedir. El emeği göz nuru büyük bir ustalık gerektiren bu sanat motifleri ve renk armonisinin eşsiz bir örneğidir. Öyle ki artık çini motifi olarak bilinen çiniler ülkemizde olduğu kadar Dünya’da da birçok farklı müzede sergilenmekte ve gören herkesi kendine hayran bırakmaktadır. Bu müzelerden en bilinenlerinden biri olan British Museum’da da çini eserlerimiz sergilenmektedir.

British Museum’da Yer Alan Eserler

British Museum’da yaklaşık olarak 445 eser bulunmaktadır. Tarihi değere de sahip olan bu eserlerin bir kısmının yüzlerce yıl önce yapıldığı aktarılmıştır. Bu çinilerden en önemlileri İznik Çinileridir. 16. Yy’da tamamen el işçiliği ile yapılan farklı çini desenleriyle süslenimiş ibrik ve sürahiler bunların başlıcalıdır. Bununla birlikte 15. yy ile 16. Yy arasında İznik’te yapılan kandiller de yer almaktadır.

Osmanlı Döneminde yoğurt ya da turşu yapımında kullanılan 3 farklı türde kavanozlar da buradadır. İki tanesi dışa dönük ve ağız kısmı geniş, bir  tanesi ise gövdeye doğru geniştir. Bu kavanozlar o kadar güzel yapılmıştır ki zamanında ayran ya da şerbet ikramında da misafirlere bu kavanozlarla ikram yapılmıştır. Yer alan çinilerden bir tanesi de maşrapalardır, hamamlar da yıkanırken sıcak su için kullanılan maşrapaları British Museum’da görebilmek mümkündür.

Bunların dışında, şişeler, vazolar, bardaklar, tabaklar, kaplar yer almakla birlikte çini dışında çok sayıda farklı çini desenli seramikten yapılan eserler de sergilenmektedir.

Eserlerin Müzeye Getirilişi

1753 yılında kurulan  müzede yer alan eserlerin çok büyük bir kısmı koleksiyoner Sir Hans Sloane tarafından oluştuğu bilinmektedir. Tüm hayatı boyunca Dünya’yı gezerek farklı ülkelerden aldığı objeleri müzeye bağışlamıştır. Yaklaşık 71 bin eserin onun aracılığıyla müzede olduğu açıklandı.  Çinilerin ve Türk eserlerinin yer aldığı kısım Orta Doğu bölümü olarak adlandırılmıştır. Eserlerin kalan kısmının ise Frederick Du Cane Godman tarafından toplanan ve vasiyeti üzerine ölümünden sonra müzeye bağışlanan eserlerden oluşmaktadır. Ayrıca yurt dışına ihraç edilen çinilerden oluşan bir koleksiyon da bulunmaktadır.

    Adres

    Cevizlidere Mahallesi, 06580 Çankaya/ANKARA

    Telefon

    +90 542 243 25 58

    E-Posta

    info@reyhancini.com